KAS
TONUSU BOZUKLUKLARI
Yazanlar: Sara ZARKO BAHAR, Edip AKTİN
Son güncelleştirme tarihi: 8.01.2001
Tonus, klinik açıdan, istirahat halindeki
kasta pasif hareket sırasında hissedilen gerginlik olarak tanımlanabilir ve segmanter
bir mekanizmayla sağlanır. Reflekslerde olduğu gibi beyin sapı, serebellum ve
serebral hemisferdeki üst nöral yapıların tonus ayarlanmasında rolü vardır. Bu
nedenle, suprasegmanter mekanizmalardaki bozukluklarda da tonus değişiklikleri
ortaya çıkar Kas tonusunun azalmasına hipotoni, artmasına hipertoni adı
verilir.
Hipotoni
Hipotoni aşağıdaki durumlarda görülür :
Ön boynuz hastalığı (polyomiyelit), tabes
dorsalis, polinöropati, kas hastalıkları: Bütün bu hastalıklarda kas tonusunu
sağlayan segmanter mekanizmanın şu veya bu noktasında bir lezyon söz konusudur.
Akut yerleşen hemipleji ve paraplejiler :
Piramidal yolların akut lezyonlarında, erken dönemde, tendon reflekslerinin
kaybolması gibi felçli ekstremitelerde bir süre hipotoni görülür.
Serebellum hastalıkları : Hastaların
serebellar hemisferin aynı tarafındaki ekstremitelerde hipotoni görülür ve
tendon refleksleri pandüler nitelik alır (Tonus Muayenesi bölümüne bakınız).
Hipertoni
İki tipi vardır :
1. Spastisite : Tonus, agonist ve antagonist kas gruplarından
birinde diğerine göre artmıştır. Piramidal yol hastalıklarında görülür.
Hemiplejik bir hastada kas tonusu kolda fleksor ve adduktor, kas gruplarında
egemendir. Hipertoninin bu şekildeki dağılımı hemiplejik hastanın postür ve
yürüyüşüne tipik bir görünüm verir (Duruş ve Yürüyüş bölümüne
bakınız). Spinal paraplejilerde hipertoni iki şekilde görülebilir. Ekstensor
tipteki paraplejilerde bacaklarda ekstensor tonus artmıştır. Medulla
spinalis’teki lezyonun daha ağır olduğu hastalarda ise bacaklar tümüyle karın
üzerine toplanmıştır. Buna fleksiyon tipi parapleji adı verilir.
2. Rigor : Agonist ve antagonist
kasların ikisinde de tonus artmıştır. Bir ekstrapiramidal sistem hastalığı olan
Parkinson (9)hastalığı bunun tipik örneğidir. Bu hastalarda önkol
yavaşça ekstansiyona getirilirken kastaki direncin kesik kesik çözüldüğü fark
edilir. Bu bulguya dişli çark belirtisi adı verilir. Bazı Parkinson
hastalarında ise önkolun hem fleksiyonu hem de ekstansiyonu sırasında rigorun
yumuşak bir şekilde çözüldüğü hissedilir. Buna kurşun boru rijiditesi denir.
9. James PARKINSON (1755-1824): İngliz hekimi.Bugün
Parkinson Hastalığı diye tanımladığımız klinik tabloyu 1817 yılında yayınladığı
bir kitapta eksiksiz-gediksiz tanımlamış, Paralysis Agitans (Shaking
Palsy=Titrek Felç) adını vermiştir.Fransız Devriminin etkisi altında İngiltere
de gelişmeye başlayan sosyal hareketlere katılmış´birçok gizli dernekte aktif
olarak görev almıştır.
Tonus bozuklukları bölümünü
bitirirken üç özel duruma daha kısaca değinilmesi yerinde olur. Bunlardan ilk
ikisi dekortikasyon ve deserebrasyon rijiditesi olup “Koma” bölümünde anlatılmıştır. Üçüncüsü ise paratonia
veya Almancada “gegenhalten” adı verilen belirtidir. Beynin yaygın
hastalıklarında görülür. Büyük eklem hareketleri sırasında örneğin hekim önkolu
açıp kapamak istediği sırada hastanın istemsiz olarak bu harekete karşı koyduğu
dikkati çeker.
PARKİNSON SENDROMU
“Sinir Sistemi” bölümünün değişik
yerlerinde belirtileri ayrı ayrı ele alınan Parkinson sendromunu burada topluca
özetlemek uygun olacaktır.
Bir ekstrapiramidal sistem hastalığı olan
Parkinson sendromu değişik etyolojik nedenlere bağlıdır. Olguların büyük
çoğunluğunda sebep bilinmemektedir. Bu gruba idyopatik parkinsonism veya Parkinson
hastalığı adı verilir. Substantia nigra’daki dopaminerjik nöronların
dejenerasyonu ile ilgilidir. Az sayıda olguda ensefalit, karbon monoksit ve
manganez zehirlenmesi, ateroskleroz gibi nedenler söz konusudur. Nöroleptik
tedavisi sırasında da ortaya çıkabilir.
Hastanın yüzü mimiksiz ve donuktur (Maskeli
yüz). Gözler az kırpılır. Yukarda sözü edilen rigor ve dişli çark
belirtisinin yanısıra bradikinezi ve tremor dikkati çeker. Hareketlerde büyük
bir yavaşlama vardır. Oturduğu yerden kalkmak, yatakta bir yandan öbür yana
dönmek , giyinmek gibi günlük hareketler zorlaşmıştır. Hasta, baş ve gövdesi
öne eğik olarak fleksiyon postüründe yavaş ve ufak adımlarla yürür. Bu sırada
kollar sallanmaz. Parkinsonlu hastanın tremoru statik bir tremordur. Yani,
istirahat halindeyken görülür. Ellerde para sayma hareketine benzetilir. Ses
tonu düşük, konuşma monotondur. Hastalığın ilerlemesiyle giderek anlaşılmaz
hale gelir. Yazı da bozulmuştur, cümlenin sonuna doğru harfler iyice küçülür (mikrografi).
(Parkinson sendromundaki belirtiler için
ayrıca Hareket Bozuklukları, İstemsiz Hareketler, Duruş ve
Yürüyüş Bozuklukları, Afazi, Agnozi bölümlerine bakınız).
Kas
Spazmları ve Kramplar
Bu bölümde yukarıda anlatılan tonus
değişikliklerinin dışında kalan ve farklı anatomik yapılardan kaynaklanan spazm
ve kramplar konusuna kısaca yer verilecektir.
Merkezi sinir sistemi tutulumu sonucu
ortaya çıkan ancak birinci nöron tutulumu ile birlikte olmayan kas spazmları
arasında tetanoz ve “stiff-person” sendromunu saymak gerekir. Alt motor nöron
tutulumuna bağlı kas spazmları ise genellikle kramp, tetani veya nöromiyotoni
olarak karşımıza çıkar. Kas veya kas membranından kaynaklanan ve kaslarda
gevşeme güçlüğü ile seyreden tablolar arasında da miyotoniler ve kontraktürler
sayılabilir.
Tetanoz
Clostridium tetani toksininin neden olduğu
ağrılı kas spazmları ile karakterizedir. Genellikle çene kaslarından başlayarak
jeneralize olur. Istirahat halinde elektromiyografide istemli kas kasılmasına
benzer şekilde devamlı motor ünite aktivitesi saptanır.
“Stiff-Person”
Sendromu
Kaslarda yavaş gelişen sertleşme ve spazm
ile karakterizedir. Sertlik genellikle bel bölgesinden başlayarak aylar içinde
sırt, kol ve bacaklara yayılır. Dış uyaranlar sertlik ve spazmların artmasına
neden olur. Sertlik alt motor nöronları etkileyen beyin sapı veya medulla
spinalis kaynaklı inhibitör mekanizmaların ortadan kalkması sonucu gelişir.
Elektromiyograifde istirahat halinde, istemli hareket sırasında olduğu gibi,
sürekli motor ünite aktivitesi kaydedilir. Spontan aktivite, uyku ve genel anestezi
sırasında kaybolur.
Kramp
Sık görülen, genellikle tek bir kası tutan
saniye veya dakikalar süren ağrılı kas kasılmalarıdır. Kendiliğinden veya kasın
pasif olarak gerilmesi ile düzelir.
Kontraktür
Kasta istemli hareket sırasında ortaya çıkan
bir gevşeme güçlüğüdür. Bazı metabolik hastalıklar sonucu kasın enerji
ihtiyacının karşılanamadığı durumlarda ortaya çıkar.
Nöromiyotoni
“Isaacs’ Syndrome”
İstirahat halinde, uykuda da devam eden bir
kas sertliği tablosuna verilen isimdir. İstirahat halinde bazı kas grupları
devamlı tonik kontraksiyon halindedir. Bazı kaslara yakından bakıldığında deri
altında kas lifi gruplarının sürekli, seğirme şeklinde kasılıp gevşediği
görülebilir (miyokimi ve fasikülasyonlar).
İstemli hareket sonrasında kaslarda gevşeme güçlüğü vardır. Bu
hastalarda aşırı kas kasılmasına eşlik eden yoğun terleme artışı da vardır.
Elektromiyografide kasta nöromiyotonik boşalımlar dikkati çeker. Bazı
hastalarda serumda voltaja bağımlı potasyum kanallarına karşı antikor bulunur.