AFAZİ MUAYENESİ
Öget ÖKTEM
Son
güncelleştirme tarihi: 20.02.2009
Afazi muayenesinde
öncelikle, hastanın konuşmasının “akıcı” olup olmadığını ayırt etmek doğru
olur. Konuşma “akıcı” ise Wernicke afazisini ve bazı
subkortikal afazileri, “akıcı değil” ise Broca
afazisini ve global afaziyi düşünmek gerekir.
Tutuk
Afazinin Özellikleri
Akıcı olmayan disfazik konuşma; konuşmayı başlatma, kelimelerin
hecelerini kolayca ve normal hızda artarda mafsallama,
çeşitli gramer formlarını kullanabilme açısından zedelenmiş bir konuşmadır. Bu
durumda ortaya çıkan konuşma kesiklidir, beceriksizce ve büyük gayretle
telaffuz edilmektedir. Buna akıcı olmayan konuşma denir. Burada, cümle başına
düşen kelime sayısı ve dakika başına kullanılan kelime sayısı azalmıştır. Bazen
cümle tek bir kelimeden oluşur. Hastanın kullandığı gramer formları çok
sınırlıdır. Bu son iki noktanın sonucu olarak ortaya çıkan konuşmaya “telgraf
stili konuşma” denir. Tutuk afazi olan Broca
afazisinde, kelimenin içindeki sesler veya heceler yer değiştirebilir (literal parafazi).
Burada, normalde akıcı
afaziler arasında gösterilen, ama klinikte akıcı olmayan afazilerle
karıştırılması ve Broca afazisi zannedilmesi mümkün
olan iletim afazisine dikkat çekmek gerekir. Afazi bölümünde de değinildiği
gibi, ağır iletim afazilerinde, hasta isim olan kelimeleri söyleyemediği için
az konuşur: “İşte, öyle” gibi dolgu
kelimelerden ya da “olmuyor”, “yapamıyorum” gibi fiil
olan kelimelerden başka bir şey söyleyemediği, söylemeye çalıştığı isim
kelimelerde de kendisini bir türlü literal
parafazilerden kurtaramadığı için, akıcı olmayan Broca
afazisi ile karıştırılabilir. Ama, isim kelimeler dışında söyleyebildiği
kelimeleri gayet akıcı bir telaffuzla söylemesi, bunlarda kelimeyi oluşturan
hecelerin artarda bağlanmasında hiçbir
güçlük çekmemesi ile, Broca afazili hastalardan ayırt edilebilir.
Akıcı
Afazinin Özellikleri
Akıcı olmayan
konuşmanın tersi olan akıcı disfazik konuşma ise şu
özellikleri taşır: Hasta heceleri ve kelimeleri hiç zorlamadan gayet rahat
telaffuz etmektedir, artarda ve hızla çok sayıda kelime kullanarak
konuşmaktadır, konuşmasında çeşitli gramer formları kullanılmaktadır. Bunun
yanı sıra, nesnel isimler ve biraz da fiiller için, kelime bulma güçlüğü
dikkati çeker. Wernicke afazisinde bu konuşma parafazik olabilir: bir kelime yerine başka kelimeyi
kullanma (verbal parafazi); Türkçede
hiç olmayan bir kelime söyleme (jargon veya neolojistik
parafazi) . Bu nedenle, akıcı afazik konuşma genelde
anlamsız bir konuşma olur.
Anlama
Bundan hemen sonra
hastanın anlamasını muayene etmek gerekir. Anlama Broca
afazisinde de, iletim afazisinde de nispeten iyidir. Global afazide ve Wernicke afazisinde ise oldukça bozuktur. Bu bozukluk
değişik derecelerde olabilir. Hastanın kulaktan, sözlü dili anlaması şu
şekillerde muayene edilebilir:
a. Hastaya, odada
bulunun eşyaların tek tek isimleri söylenerek bunları
göstermesi istenebilir.
b. Hastaya, önce tek
basamaklı emirler (“Ağzını aç” yada “Tavana bak” gibi) verilip, bunları anlayıp
yerine getiriyorsa iki basamaklı emirler (“Elini yumruk yap, gözlerini de kapa”
gibi), bunu da yapabiliyorsa üç basamaklı emirler (hastanın yatağına bir kitap,
bir de kalem koyduktan sonra “Kitabı ters çevir, kalemi kitabın üzerine koy,
sonra da elini başına götür” demek gibi) verilir. Bunu yaparken, işaretlerinize
ve mimiklerinize hâkim olmanız, ne istediğinizi hastanın bunlardan anlamasına imkân
bırakmamanız gerekir.
c. Hastaya önce basit,
sonra daha karmaşık tasarımsal sorular sorulur. Hasta konuşamıyorsa “evet” –
“hayır” diye işaret etmesi istenir. Örnek olarak : “Taş suda yüzer mi?”, “
Tahta suda yüzer mi?”, “Çekiçle ağaç kesilir mi ?”, “Çekiçle çivi çakılır mı ?”
şeklinde sorular sorulabilir.
Hastanın yazılı dili
anlamasına da bakmak gerekir. Bu, en basit düzeyde, hastanın önüne birkaç cisim
ya da resim konulup, ayrıca bunların her birinin tek tek adlarının yazılı olduğu küçük kağıtlar karışık olarak
verilip, hastanın doğru ismi doğru resimle eşlemesi istenilerek yapılabilir.
(Konuşulanı anlamayan hastada da, jestlerle bunu
anlatmak mümkün olur.) Bunu anlamamız, özellikle Wernicke
afazili hastaların rehabilitasyonunu planlamada önem taşır. Çünkü bazı Wernicke afazili hastalar sözlü kelimeyi anlamadıkları
halde yazılı modalitede kelimeyi tanımayı koruyor
olabilirler. O zaman rehabilitasyonlarında bundan yararlanılır.
Adlandırma
Daha sonra hastanın
adlandırma becerisi muayene edilir. Bunun için hastanın önüne konulan kalem,
saat, yüzük, gözlük gibi cisimler ya da odada bulunan
eşyalar tek tek gösterilerek bunları adlandırması
istenir. İsimlendirme bozukluğu Wernicke ve iletim
afazilerinde daha ön plandadır. Broca afazisinde,
genellikle, hastanın kelimeyi hatırladığı, fakat söylemekte, telaffuz etmekte
güçlük çektiği görülür.
Tekrarlama
Bundan sonra hastanın
tekrarlama becerisini muayene etmek gerekir. İletim afazisinde, konuşmanın
diğer unsurları açısından normal ya da normale yakın
gibi gözüken hastanın söyleneni tekrarlamakta bunlarla orantısız şekilde ve
ileri derecede başarısız olduğu görülür. Wernicke afazisinde
tekrarlama bozukluğu, hastanın anlama bozukluğu ile ilişkili ve onunla
orantılıdır. Broca afazisinde ise hastanın söyleneni
tekrarlamaya çaba gösterdiği fakat tekrarlanacak kelime ya
da kelimelerin seslerini çıkarmakta güçlük çektiği, bu zorluk nedeniyle
tekrarlayamadığı gözlenir. Tekrarlama muayenesinde hastadan önce tek kelimeleri
(“Nerde” ya da “Kırmızı” gibi), sonra iki kelimelik
cümlecikleri (“Buraya gel” gibi), daha sonra da beş ya
da altı kelimelik cümleleri (“Dün öğleden sonra onu sokakta gördüm” gibi)
tekrarlaması istenir. Bu beceriyi iyi koruyan, çünkü tek tük konuşabilen akıcı
olmayan afazilerde, hastanın gramer formları içeren cümlelerde, gramer
yapılarının bozulmasına sekonder bir tekrarlama
güçlüğü gösterip göstermediğine bakmak için, “Eğer gelmiş olsaydı, belki
anlaşabilirdik.” şeklinde gramatik bir cümleyi
tekrarlamaları istenilebilir.
Yazma
ve Okuma
Afazi muayenesinde
yazma ve okumaya da mutlaka bakmak gerekir. Yazma için hastadan önce kendi adı,
eşinin ve çocuklarının adı, oturduğu şehir ya da
köyün adı gibi çok tanıdık kelimeleri yazması istenir. Bunu yapabiliyorsa başka
kelimeler ve bir cümle yazdırılır. Okuma becerisini hem tek harf düzeyinde, hem
kelime düzeyinde, hem de cümle düzeyinde ayrı ayrı
kontrol etmek gerekir. Elbette iletim afazisi göz önünde tutularak, hastanın
önündeki yazıyı içinden okuyup anlamasına ve bunu sesli olarak okumasına ayrı ayrı bakmalıdır.
Kaynaklar
1.
Alexander MP: Aphasia:
Clinical and Anatomic Aspects. İçinde: T.E. Feinberg, M. Farah (ed)). Behavioral Neurology and Neuropsychology.
McGraw-Hill, New York. 1997:133-149.
2.
Basso
A: Aphasia and its Treatment. Oxford University Press, New York ,2003.
3.
Benson DF: Classical
Sydromes of Aphasia, İçinde:
H.Goodglass, F,Boller, J,Grafman
(ed) . Handbook of Neuropsychology, Vol.1, , Elsevier, Amsterdam. 1988 :267-280.
4.
Benson DF: Aphasia.
İçinde: K.M.Heilman, E, Valenstein
(ed) . Clinical Neuropsychology Second edition, Oxford University Press, New York. 1985:17-47.
5.
Benson DF, Geschwind
N: Aphasia and Related Disordes. İçinde:M.M.Mesulam (ed). Principles
of Behavioral Neurology. F.A.Davis Company, Philadelphia 1985:193-238
6.
Damasio AR, Damasio
H:Aphasia and the Neural Basis
of Language. İçinde: MM Mesulam
(ed.) Principles of Behavioral and Cognitive Neurology
Second Edition, , Oxford University Press, New York. 2000:294-315.
7.
Kertesz A:Aphasia.
İçinde: JAM Frederiks (ed
). Handbook of Clinical Neurology, Vol.1 (45). Elsevier, Amsterdam. 1985:287-331
8.
Stromswold K: The Cognitive and Neural
Bases of Language Acquisition. İçinde:. M.S Gazzaniga
(ed). The Cognitive Neurosciences, The MIT Pres. London. 1995:855-870