NÖROVASKÜLER SENDROMLAR
Rezzan TUNCAY
Son Güncelleştirme Tarihi: 24.12.2008
KAROTİS SİSTEMİ
İskemik inmelerin
epidemiyolojik, etyolojik, patolojik özellikleri ve tedavi prensipleri bu kitabın
diğer bölümlerinde anlatılmıştır. Bu bölümde karotis sistemine ait iskemik
inmelerin klinik özellikleri gözden geçirilecektir.
A. CAROTIS INTERNA (ICA)
Ekstrakranyal ICA’yı
etkileyen en sık neden aterosklerozdur. Ateroskleroz beyaz ırkta ICA’nın en sık
ilk 2 cm’lik bölümünde görülür. Daha seyrek olarak da ICA’nın sifon parçası ile
ACA ve MCA bifurkasyonunu tutabilir. Sarı ırkta ve siyahlarda ise,
ateroskleroz ICA’nın ekstrakranyal kısmından çok intrakranyal kısmını tutar.
ICA orijinindeki stenoz
veya oklüzyon retinal ve serebral iskemiye neden olur. İskemik olaylar iki
mekanizma sonucu ortaya çıkar (Şekil 1, 2).
1. İntrakranyal embolizm
(arterden- artere emboli)
2. Düşük perfüzyon
(hemodinamik veya distal yetersizlik)
Şekil 1. Sağ karotis komunis anjiyografisi (lateral görünüm).
Karotis bifurkasyonunun hemen üzerinde ICA’da ileri darlık (beyaz ok).
Şekil
2. Karotis
komunis anjiyografisi (lateral görünüm). Karotis bifurkasyonunun yaklaşık
1 cm üzerinde ICA’da oklüzyon (beyaz ok).
İntrakranyal embolizm: Aterosklerotik ICA hastalığında arter progresif bir
şekilde daralır. Aterom plağı üzerinde teşekkül eden trombosit-fibrin
trombüsleri koparak distal intrakranyal damarların tıkanmasına neden olabilir.
Düşük- perfüzyon: ICA stenozu veya oklüzyonu sırasında oluşan düşük
perfüzyon akımı retina veya serebral hemisferde iskemiye yol açar. Kollateral dolaşımın
yetersiz olduğu bölgelerde “distal yetersizlik” ortaya çıkar. Distal
yetersizliğe bağlı infarktlar, superior frontal, parieto-oksipital ve lateral
oksipital bölgelerde oluşur. Bu bölgeler ACA-MCA, MCA-PCA ve ACA-PCA
arter sulama alanları arasındaki “border zone” (“watershed”) sınır
bölgeleridir.
Klinik Belirtiler
Ekstrakranyal ICA’nın
stenoz veya oklüzyonunda ortaya çıkan klinik belirtiler çok farklı olabilir.
Hastaların bir bölümünde ICA
belirti vermeden tıkanabilir. Willis poligonu iyi çalışıyorsa, ECA-ICA
arasındaki kollateraller iyi gelişmiş ise hastada klinik bulgu ortaya çıkmaz.
Hastaların bir bölümünde ise geçici iskemik ataklar (GIA) veya değişik
ağırlıkta inmeler görülür.
I. Geçici
İskemik Ataklar (GIA)
Geçici iskemik ataklar ICA
hastalığının haberci belirtileridir. Değişik serilerde farklı oranlarda
bildirilmiştir. ICA hastalığına bağlı inme geçiren hastaların yaklaşık
%10’unda GIA görülür.
a. Geçici Monooküler Körlük ( Amaurosis Fugax)
Amorozis fugaks
ekstrakranyal ICA hastalığı ile ortaya çıkan, ipsilateral gözde geçici
monooküler körlüktür. Tek gözde yukarıdan aşağı gölge veya perde inmesi
şeklinde tanımlanır. Tüm alanı etkileyebileceği gibi, sadece üst veya alt
yarıyı etkileyebilir. Saniyeler veya birkaç dakika sürebilir. Kalıcı belirti
olmaksızın aynı şekilde düzelir. Bu ataklar oftalmik arterde kan akımının
azalmasına bağlıdır. Hastaların bir bölümü birkaç atak geçirirken, bir
bölümü de çok sık ataklar geçirebilir. Bazı hastalarda parlak ışığa maruz kalma
sonucu geçici monoküler körlük ortaya çıkabilir. Buna retinal kladikasyo
adı verilir. Bu ataklar amorozis fugaks’dan biraz farklıdır. Genellikle tam
görme kaybı olmaz. Görme bulanıklığı şeklindedir. Tedrici şekilde ortaya çıkıp,
tedrici şekilde düzelir. Hemodinamik mekanizma ile oluşur. ICA stenoz veya
oklüzyonu sonucu ipsilateral gözde retinal arter basıncı azalmıştır ve retinal
arter dolaşımı da sınırdadır. Parlak ışığa maruz kalındığında, artan retinal
metabolik aktivite karşılanamadığı için retinal kladikasyo görülür.
b. Hemisferik Geçici İskemik Ataklar
Hemisferin disfonksiyonu
sonucu ortaya çıkar. Motor, duyusal belirtiler, afazi, görme alanı defektleri
olabilir. Bazen sadece kontralateral kolun distalinde güçsüzlük şeklinde
görülebilir. Sıklıkla 15 dakika kadar sürer. Vakaların büyük bölümünde ataklar
stereotipiktir. İleri stenozlu hastalarda ataklar çok sık tekrarlayabilir. Kan
basıncının düşmesi veya ani ayağa kalkma gibi hemodinamik değişiklikler
nedeniyle de ataklar ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda hem amorozis fugaks hem
de hemisferik GIA’lar birlikte görülebilir. Çok nadiren her ikisi aynı anda
ortaya çıkar.
II. İnme
Ekstrakranyal ICA stenozu
veya oklüzyonu sonucu ortaya çıkan inmenin ağırlığı, infarktın yerine,
büyüklüğüne, kollateral dolaşıma ve infarkta neden olan mekanizmalara göre
değişiklik gösterir.
ICA hastalığında hemisferik
infarktların büyük bölümü MCA veya dallarının sulama alanındadır. Hasta klinik
olarak MCA sulama alanı infarktı bulguları ile karşımıza çıkar. Lezyon
tarafına konjuge bakış deviyasyonu, kontralateral motor ve duyusal defisit,
hemianopsi ve yüksek kortikal fonksiyon bozukluğu (dominant hemisferde
afazi, nondominant hemisferde anozognozi ve ihmal) görülebilir.
Düşük perfüzyon akımına
bağlı olarak ortaya çıkan nörolojik bulgular daha hafif olabilir. Klinik
bulgular kan basıncındaki değişikliklere duyarlıdır. Genellikle MCA-ACA sulama
alanları arasındaki sınır bölgeler etkilenir. Superior frontal bölgedeki
suprasilviyen infarktlar anterior sınır bölge (border zone) infarktı, parieto-oksipital bölgedeki
infarktlar posterior sınır bölge infarktı olarak isimlendirilir. Düşük
perfüzyon akımı sonucu oluşan infarktlarda sıklıkla kol tutulur, göreceli
olarak yüz ve bacak kurtulur. Sınır bölge infarktı üst konveksitede ise bacak
daha çok etkilenir. Parieto oksipital bölgedeki infarktlarda ise vizyo-spasyal
bozukluklar, kontrüksiyonel apraksi ve hemianopsiler görülebilir.
ICA oklüzyonlarında eğer
AcoA hipoplazik ise, ipsilateral ACA alanı etkilenebilir. Her iki ACA hasta
taraftan besleniyorsa, infarkt her iki ACA alanını tutabilir. Eğer PCA baziler
arter yerine hasta ICA’dan kan alıyorsa infarkt PCA alanını da içine
alabilir.
ICA stenozu olan hastalarda
boyunda karotis nabzı zayıf palpe edilir. Dinlemekle üfürüm duyulabilir. Eğer
üfürüm ipsilateral göz küresi üzerinde duyuluyorsa ICA orijinlidir. Kan akımı
çok azalmış ise üfürüm duyulmayabilir. Damar tam tıkalı ise karotis nabzı
palpe edilemez.
A. COROIDEA ANTERIOR
(AchA)
AchA, globus pallidus,
uncus, kapsüla interna arka bacağının alt bölümü, anterior hipokampus,
mezensefalon rostral bölümü ile serebral pedünkülün kanlanmasını sağlar. Ayrıca
optik traktusu izleyerek korpus genikulatum laterale ve radyasyo optici arka
bölümünü besler.
AchA infarktının en tipik
bulguları kontralateral hemipleji, duyu kusuru ve hemianopsidir (Şekil 3 ). Hemiparezi kortikobulber ve kortikospinal yolların
kapsula interna arka bacağı veya serebral pedünkülde tutulmasına bağlıdır.
Hemiparezi saf motor hemiparezi şeklinde de ortaya çıkabilir. Duyu kusuru izole
veya inkomplet olabilir. Sıklıkla motor belirtilerle birliktedir. Genellikle
duyusal modalitelerin tümü tutulur. Ancak proprioseptif duyu kurtulabilir.
Ataksi duyusal semptomlarla birlikte ortaya çıkabilir. Hipestetik ataksik
hemiparezi, seyrek olarak da ataksik hemiparezi şeklinde klinik tablolar
görülebilir. Homonim hemianopsi, superior kuadranopsi şeklinde görme alanı defektleri
vardır. Maküler görme kurtulabilir. Homonim hemianopsi optik traktusun veya
kapsüla internanın retrolentiküler bölümünde genikülokalkarin traktusun
tutulumu sonucudur.
Sağ AchA infarktlarında
vizüel ihmal, anozognozi, konstrüksiyonel apraksi, görsel bellek kusuru
görülebilir. Sol AchA infarktlarında ise tutuk konuşma, semantik parafaziler,
perseverasyonlar ve verbal bellek kusurları ortaya çıkabilir.Yüksek kortikal
bulgular talamus, temporal lob veya temporal lob istmusundaki beyaz maddenin
lezyonuna bağlıdır.
Şekil 3. MR incelemesinde sol kapsüla interna arka bacağı,
retrokapsüler bölge, posterolateral talamus , medial globus pallidus ve
serebral pedünkülü tutan infarkt.
A. CEREBRI ANTERIOR
(ACA)
ACA’nın A1 segmenti ve a. comminicans anterior’den (AcoA)
ayrılan perforan dallar globus pallidus, nukleus kaudatus ve putamenin ön alt
bölümlerini, anterior hipotalamus ve kapsüla interna’nın ön bacağı ile
paraolfaktor bölge ve anterior komisürün medial bölümünü sular. Perikallozal
arterin dalları parietal lobun iç yüzü ile prekuneus bölgesini besler.
Kallosomarginal arterin dalları ise frontal lobun iç yüzü ile parasantral lobül
ve singulat girusun bir bölümünü sular.
ACA'nın intrensek hastalığı
nadirdir. ACA infarktlarının bir bölümü ICA'nın oklüzyonu sonucudur. Bir kısmı
da AcoA anevrizmasının kanaması sonucu oluşan vazospazma bağlıdır.
ACA infarktlarında değişik
belirtiler ortaya çıkar (Şekil 4). Bu belirtilerin özellikleri aşağıdaki
gibi özetlenebilir.
Şekil 4. BT incelemesi. Sol frontal parasagital hipodens lezyon. Sol
a. cerebri anterior infarktı.
1. Motor ve
Duyusal Belirtiler
ACA alanındaki infarktların
en önemli belirtisi motor güç kaybıdır. Güç kaybı en fazla ayakta ve uyluğun proksimalindedir.Etkilenen
tarafta omuzda zaaf görülür.Eğer ACA'nın derin dalları kurtulmuş ise, yüz ve
elde zaaf görülmez. Bazı olgularda ise sadece krural monoparezi vardır. ACA
infarktlarında alt ekstremitede kortikal duyu kusuru görülebilir. Sıklıkla hafiftir.
2. Akinetik
Mutizm (abulia), Amnezi ve Diğer Psikomotor Belirtiler
Akinetik mutizm n. caudatus veya anterior singulat
girusun iki yanlı lezyonlarında görülür. İstemli hareket, konuşma ve emosyonel
ifadeler tamamen ortadan kalkmıştır. Hastanın gözleri açıktır ve uyanık
görünümdedir.
Abulia ise aynı bölgenin
unilateral lezyonlarında görülür. Spontan aktivite ve konuşma azalmıştır.
Uyaranlara ve sorulara verilen cevap süresi uzamıştır. Bir işi sürdürme
yeteneği azalmıştır. Mezyal frontal lob lezyonlarında emosyonal labilite,
öfori, hiperaktivite, anksiyete, ajitasyon görülebilir.
ACA infarktlarında
anterograd amnezi görülebilir. Anterograd amnezi AcoA’nın perforan dallarının
beslediği orta hat ve paramedyan bazal ön beyin lezyonu sonucudur.
Unilateral veya bilateral
ACA infarktlarında yakalama refleksi ortaya çıkabilir.
3. Konuşma
Bozuklukları
Hastalığın başlangıcında
suskunluk en sık belirtidir. Sıklıkla hızla düzelir. Sol ACA infarktlarında
suplemanter motor alanın tutulumuna bağlı olarak transkortikal motor afazi
görülebilir. Spontan konuşma azalmıştır. Anlama ve artikülasyon normaldir.
Tekrarlama korunmuştur.
4. Kallozal
Disfonksiyon Belirtileri
Sağ elini kullanan, sol ACA
infarktı olan hastalarda sol elde ideomotor apraksi, agrafi ve taktil anomi
görülebilir.
5. Sfinkter
Kusuru
Unilateral veya bilateral
ACA infarktlarında sfinkter kusuru görülebilir. Sfinkter kusuru inkontinans
şeklindedir.
A. CEREBRI MEDIA (MCA)
MCA'nın kortikal dalları
frontal lobun lateral ve inferior bölümünü, parietal lobun duyusal korteksini,
angüler ve supramarjinal girus ile temporal lobun superior bölümünü ve insülayı
sular. Derin dalları ise, putamen, nukleus kaudatusun başı ve gövdesi, globus
pallidusun dış kısmı, kapsüla c.interna arka bacağı ve korona radiatayı besler.
İskemik inme olguları
arasında en sık MCA infarktları görülür. İlk iskemik inme geçiren olguların
2/3'inde infarkt MCA alanındadır. Bu alandaki infarktların 1/3'i MCA'nın derin
dallarını, yarıdan fazlası da yüzeyel dallarını tutar. İstanbul Tıp Fakültesi
İnme Veri Bankasında, lakünler çıkarıldığında, iskemik inme geçiren olguların
%62’sinde MCA alanında infarkt bulunmuştur. Bunların %21’i derin, %40’ı yüzeyel
ve %34’ü geniş MCA alanını tutmaktadır.
1. MCA Ana
Trunkus
Beyaz ırkta oklüzyonun
nedeni emboli veya proksimal trombotik tıkanmanın yayılımıdır. İntrakranyal
damarlarda in situ ateroma nadirdir. Siyah ırkta ve sarı ırkta ise in situ
aterom daha sıktır. MCA ana trunkus oklüzyonu hemen daima semptomatiktir (Şekil
5). Olguların çoğunda oklüzyon MCA'nın proksimal kısmında oluşur.
Böylece lentikülostriat arterlerin (LSA) de tutulması ile yüzeyel ve
derin dallarının iskemisi birlikte görülür. Klinik olarak, lezyon tarafına konjuge
bakış deviasyonu, motor ve duyusal defisit, hemianopsi, yüksek kortikal
fonksiyon bozukluğu ortaya çıkar (dominant hemisferde global afazi, nondominant
hemisferde anozognozi ve ihmal). Beyin ödeminden dolayı uyanıklık kusuru
görülebilir.
Şekil 5. BT incelemesi. Sol
fronto-temporo-parietal bölgede hipodens lezyon. Orta çizgi yapılarında
sağa itilme ve sol yan ventrikülde basılma. Sol a. cerebri media alanında geniş
infarkt.
2.
MCA superior divizyon
MCA'nın superior divizyonu
frontal lob ile superior parietal lobları besler (Şekil 6). Alt
ekstremitenin nispeten az etkilendiği, yüzde ve kolda baskın kontralateral
hemiparezi ve duyu kusuru görülür. Gözlerin etkilenen hemisfer tarafına
deviyasyonu veya o hemisfere bakma eğilimi vardır. Lezyon dominant hemisferde
ise Broca afazisi görülür. Konuşma tutuktur. Kelime çıkışı azalmıştır. Göreceli
olarak anlama korunmuştur. Tekrarlama ve yazılı materyali anlama bozulmuştur.
Agramatizm vardır. Bukofasyal apraksi ve ipsilateral ekstremitede ideomotor
apraksi görülebilir. Lezyon nondominant hemisferde ise hemispasyal ihmal,
anozognozi görülebilir. Emosyonel prozodi de bozulabilir.
Şekil 6. BT incelemesi. Sağ a. cerebri media
superior divizyon infarktı.
3.
MCA İnferior Divizyon
MCA'nın inferior divizyonu
temporal lobun lateral yüzünü ve inferior parietal lobu besler. Superior
divizyonun aksine bu hastalarda motor ve duyusal semptomlar ya yoktur ya da çok
hafiftir. Kortikal duyu kusuru (agrafestezi ve astereognozi) görülebilir.
Üst kuadranopsi veya homonim hemianopsi şeklinde görme alanı defektleri vardır.
Dominant hemisfer lezyonlarında Wernicke tipi afazi görülür. Konuşma akıcıdır.
Parafaziler ve neolojizmler vardır. Anlama ve tekrarlama bozulmuştur.
Non-dominant hemisferde ise kontralateral duyusal hakimiyetli ihmal,
anozognozi, konstrüksiyonel apraksi ortaya çıkar. Şekil çizme ve kopyalama
bozulmuştur. Emosyonel prozodiyi anlama güçlüğü olabilir. Vakaların %50'sinde
ajitasyonla seyreden konfüzyonel bir tablo görülebilir.
4. MCA
perforan dalları (Striatokapsüler infarkt)
MCA'nın Mı parçasından
çıkan lateral lentikülostriat arterler (LSA) (sıklıkla 6-12 adet) perforan
damarlardır. Globus pallidus, putamen , nukleus kaudatus başı, kapsüla
interna ön bacağını beslerler. MCA ana trunkusunda trombüs oluştuğunda LSA'nın
tüm dalları tutulur. Üçgen veya virgül şeklinde infarkt ortaya çıkar. Bu
infarktlara striatokapsüler infarkt adı verilir (Şekil 7). İnfarkt çapı
sıklıkla 1,5 cm'den büyüktür. Çapları 2-7cm arasında değişir.
Striatokapsüler infarkt tüm inme ve GİA'ların %1'inde görülür. Sıklıkla
kontralateral hemiparezi vardır. Üst ve alt ekstremite eşit olarak
etkilenmiştir. Yüzde 70'inde afazi, ihmal ve anozognozi gibi kortikal bulgular
görülür. Klinik tablo saf motor hemiparezi gibi laküner sendromla da kendini
gösterebilir. Vakaların 1/3'inde kardiyak emboli kaynağı, 1/3'inde ise ICA'da
stenoz veya oklüzyon saptanmıştır.
Şekil 7. BT incelemesi. Sol n. caudatus
başı, capsula interna ön bacağı ve putamende hipodens lezyon. Sol yan ventrikül
frontal boynuzunda silinme. Striato-kapsüler infarkt.
VERTEBROBAZİLER SİSTEM
Karotis ve vertebrobaziler
sisteme ait inmelerin natürleri benzer olmakla birlikte her iki sisteme ait
iskemik inmelerin semptom ve klinik bulguları birbirinden oldukça farklıdır.
Vertebrobaziler sistemi düşündüren birçok klinik bulgu vardır. Bu bölümde
vertebrobaziler sisteme ait iskemik inmelerin klinik özellikleri gözden
geçirilecektir.
A. SUBKLAVIA / PROKSİMAL
VERTEBRAL ARTER
Vertebral arter (VA)
proksimal subklavyadan çıkar. Proksimal subklavyanın ciddi darlığı veya
oklüzyonu, ipsilateral vertebral arter ve ipsilateral üst ekstremite
arterlerinde basıncın düşmesine neden olur. Kontralateral vertebral arter ve
baziler arterden kan retrograd olarak tıkalı vertebral arteri besler. Buna “
subklavya çalma sendromu” denir (Şekil 8). Doppler USG ile oldukça sık
saptanmasına karşın, çok seyrek olarak nörolojik belirti verir. Genellikle iyi
seyirlidir ve hastaların büyük bölümünde kola ve arka sisteme ait semptom
yoktur. Eğer semptomlar ortaya çıkarsa en sık belirtiler ipsilateral kol ve el
ile ilgilidir. Kolun kullanımı ile kolda soğukluk, kuvvetsizlik ve ağrı olur.
İpsilateral kolda nabız amplitüdü düşüktür, kan basıncı azalmıştır. “
Dizziness” sık belirtilerden biridir. Seyrek olarak diplopi, bulanık görme,
osilopsi görülebilir. Supraklaviküler fossada üfürüm duyulabilir. Proksimal
subklavya darlığının en sık nedeni aterosklerozdur. Doppler USG vertebral
arterdeki retrograd akımı göstermek açısından önemlidir. Konvansiyonel
anjiografide, darlık tarafındaki VA dolmazken, geç arteryel filmler çekilirse,
vertebral arterin retrograd olarak dolduğu görülebilir. VA’nın orijinindeki
ateroskleroz sıktır. “Dizziness”, ataksi, diplopi, bulanık görme gibi geçici
iskemik ataklar görülebilir. Ancak beyin sapı veya serebellumda infarkt
gelişmesi nadirdir.
Şekil 8. Subklavya çalma sendromunun
şematik görünümü. Sol subklavya başlangıcında ileri darlık. Sol vertebral
arter retrograd olarak doluyor.
DİSTAL EKSTRAKRANYAL VE
İNTRAKRANYAL VERTEBRAL ARTER
VA’nın transvers foramenler
içindeki kısmının aterosklerozu nadirdir. Bu bölgede VA’nın travma sonucu
etkilenmesi söz konusu olabilir.
İntrakranyal vertebral
arter (V4) ateroskleroz, diseksiyon, travma, fibromüsküler displazi sonucu
etkilenebilir. Oklüzyon asemptomatik olabilir. Lateral bulber veya inferior
serebellar infarkta (PICA), medyal bulber veya hemimedüller infarkta yol
açabilir. Trombüsün baziler arter içine ilerlemesi sıklıkla bilateral pons
iskemisine yol açar. Ayrıca distal emboliler mezensefalon, talamus, superior
serebellar arter (SCA) ve posterior serebral arter ( PCA) alanlarında
infarkta neden olabilir.
A. CEREBELLARIS
POSTERİOR INFERIOR (PICA)
PICA intrakranyal vertebral
arterden çıkar. Serebellumun alt bölümünü sular. Bulbusun lateral bölümü PICA
veya vertebral arterin V4 segmentinden çıkan perforan dallarla beslenir.
PICA veya vertebral arterin V4 parçasının oklüzyonunda lateral bulber infarkt
(Wallenberg sendromu) görülür (Şekil 9 , 10 ). Wallenberg sendromu
bulbusun lateral bölümünde ve inferior oliva arkasında yerleşen bir infarkta
bağlı olarak ortaya çıkan, oldukça tipik belirtileri olan ve sık görülen bir
klinik tablodur. Vakaların yaklaşık %40’ı akut olarak başlar. Ancak yarıdan
fazlasında ise klinik tablo düzgün progresif veya basamaklar halinde 24-48
saatten daha uzun bir sürede yerleşir. Vestibüler nukleusların ve
bağlantılarının iskemisine bağlı olarak şiddetli vertigo, bulantı, kusma
ile başlar. Aynı nedenlerle ataksi ve nistagmus görülür.Vertigodan yakınan
hastaların hemen hepsinde nistagmus vardır. Nistagmus hem horizontal hem de
rotatuvar karakterde olabilir. Aynı tarafta ortaya çıkan Horner sendromu (ptoz,
miyozis, anhidroz) desendan sempatik liflerin tutulumuna bağlıdır. Miyozis ve
ptoz sık olmakla birlikte anhidroz nadirdir. Ayrıca beşinci sinirin inen
nukleus ve traktusunun lezyonuna bağlı olarak ipsilateral yüzde, lateral spinotalamik
traktus lezyonu sonucu da kontralateral kol, gövde ve bacakta ağrı ve ısı
duyusunda azalma ortaya çıkar.Yutma güçlüğü, çatallanmış ses, dizartri, aynı
tarafta farenks ve vokal kord parezisi ise nukleus ambigius lezyonu sonucudur.
İnferior serebellar pedünkül lezyonuna bağlı olarak ipsilateral serebellar
bulgular ortaya çıkar. Seyrek olarak kalp hızı ve kan basıncı değişiklikleri
gibi, otonomik fonksiyon bozuklukları ile otomatik solunum yetersizliği
görülebilir. Otomatik solunum yetersizliği sonucu uyku sırasında uzun süreli
apneler, hatta ölüm olabilir (Ondine’nin Laneti).
Bu bulguların hepsinin
birlikte bulunmadığı parsiyel sendromlar da vardır. Genel olarak iyi seyirli
bir sendromdur. Ancak, birlikte serebellar infarktların bulunması, pıhtının
baziler arter içine ilerlemesi, iki yanlı vertebral arter hastalığı,
kardiovasküler ve respiratuvar fonksiyon bozukluklarının ortaya çıkması
prognozu kötüleştiren nedenlerdir.
Şekil 9. Bulbusun aksiyal şeması ( Bogousslavsky’den). 1:
XII. sinir nukleusu, 2: dorsal vagal nukleus, 3: medial vestibüler nukleus, 4:
soliter nukleus, 5: kuneat nukleus , 6: spinal trigeminal nukleus, 7: spinal
trigeminal traktus, 8: inferior serebellar pedünkül, 9: spinatalamik traktus,
10: inferior oliva, 11: medial lemnisküs, 12: kortikospinal traktus, ASA:
anterior spinal arter, VA: vertebral arter. A: medial bulber alan, B: lateral
bulber alan, C: posterior bulber alan.
Şekil 10 MR incelemesinde sol lateral bulber infarkt.
Şekil 10a. T2 ağırlıklı inceleme aksiyal plan
(ok)
Şekil 10b. FLAIR sekansında koronal planda
inceleme (ok).
ANTERİOR SPİNAL ARTER
(ASA )
ASA’nın veya vertebral arterin
V4 parçasının oklüzyonu sonucu medial bulber infarkt görülür. Mediyal bulber
infarkt seyrek görülen bir klinik tablodur. İpsilateral dil zaafı, derin duyu
kusuru, yüzün kurtulduğu kontralateral hemipareziden oluşan klasik triadı
vardır. İpsilateral dil parezisi, hipoglossal nukleus veya sinirin tutulumuna,
kontralateral hemiparezi bulbusta çaprazlaşan piramidal yolun, derin duyu
kusuru ise medyal lemnisküsün lezyonuna bağlıdır. Bununla birlikte dil ve arka
kordonun tutulmadığı saf motor hemiparezi ile seyreden formları da vardır.
Bazen lateral bulber infarkt ile birlikte görülür. İki yanlı da olabilir ( Şekil 11). İki yanlı olduğunda hastada kuadriparezi görülür. Bu durumda
klinik bulgular ya izole kuadriparezi ya da arka kordon belirtileri ve
dil parezisi ile birliktedir.
Şekil 11. MR incelemesi. Bilateral medial bulber infarkt
BAZİLER ARTER (BA)
Baziler arter iki vertebral
arterin ponto-bulber bileşkede birleşmesinden orijin alır ve pons-mezensefalon
bileşkesinde sonlanır. Baziler arterin perforan dalları başlıca bazis pontisi
besler. Baziler arter oklüzyonu ponsun bazisinde iki yanlı iskemiye neden olur.
İskemi tek veya iki yanlı tegmentumu da etkileyebilir. Ateroskleroz baziler
arterin en sık ilk birkaç cm’lik bölümünü tutar.
Baziler arter trombozunun
prognozu oldukça değişiktir. Prognoz oklüzyonun yeri, yayılımı ve kollateral
dolaşıma bağlıdır. Çok hafif bulgularla seyredebileceği gibi, ciddi nörolojik
sekellere yol açabilir veya ölümle sonuçlanabilir.
Klinik Belirtiler
1. Motor
Belirtiler
Baziler arter trombozunda
en sık tutulan yapı bazis pontiste kortikospinal traktustur. Başlangıçta motor
güç kaybı tek taraflı olabilir. Güç kaybı genellikle iki yanlı ve asimetriktir.
Ataksi ve koordinasyon bozukluğu ikinci en sık bulgudur. Koordinasyon bozukluğu
alt ekstremitelerde daha belirgindir. Kortikopontoserebellar yolların
tutulmasına bağlıdır. Dizartri, disfaji, disfoni ile dil hareketlerinde
güçsüzlük görülebilir. Bu belirtiler kortiko bulber yolların lezyonu sonucu
gelişen psödobulber belirtilerdir. Pons tegmentumunda kranyal sinir
nukleuslarının veya intraparenkimatöz sinir liflerinin tutulumuna bağlı olarak
kranyal sinir belirtileri görülebilir. Tek taraflı lezyonlarda çapraz
sendromlar ortaya çıkabilir. İpsilateral fasyal parezi ile kontralateral
hemiparezi çapraz sendrom örneklerinden birisidir. Bu tablo tek taraflı olarak
ponsun bazis ve tegmentumunu birlikte tutan lezyonlarda ortaya çıkar.
Bazen hasta
kuadriplejiktir. Ağır psödobulber belirtiler nedeniyle ses çıkaramaz, konuşamaz
ve yutamaz. Bilinci açık olan hasta sadece göz kırpma ve vertikal göz
hareketleri ile çevre ile ilişki kurabilir. Bu tablo “ Locked-in” içe kilitlenme
sendromu olarak isimlendirilir. İki yanlı bazis pontis lezyonu sonucu
kortikospinal ve kortikobulber traktusların tutulumuna bağlıdır (
Şekil 12 ).
Şekil 12. Locked – in sendromu ile getirilen hastanın transversal MR
kesitlerinde klinik tabloya neden olan pons lezyonu görülüyor.
2. Okülomotor Belirtiler
a. Konjuge horizontal bakış ve 6. sinir felci, internükleer
oftalmopleji
Ponsun paramedyan
tegmentumunda paramedyan pontin retiküler formasyon (PPRF), medyal longitudinal
fasikülüs (MLF) ve 6. sinir nukleusu yer alır. PPRF tutulursa ipsilateral
konjuge göz hareketleri bozulur. Abdusens siniri veya nukleusu tutulursa
ipsilateral abduksiyon zaafı, MLF lezyonu sonucu da internükleer oftalmopleji
(INO) ortaya çıkar. INO ile birlikte “skew” deviyasyon ve vertikal
nistagmus da görülebilir.
b. Birbuçuk sendromu
Unilateral pons tegmentum
lezyonunda PPRF ve MLF birlikte tutulabilir. PPRF lezyonundan dolayı gözler
lezyon tarafına horizontal konjuge bakış yapamaz. MLF tutulduğu için lezyon
tarafındaki göz içe bakamaz. Bu durumda horizontal göz hareketlerinden sadece
diğer gözdeki abduksiyon hareketi korunmuştur. Buna birbuçuk sendromu denir.
c. Nistagmus
Unilateral pontin tegmentum
lezyonlarında lezyon tarafına bakışta daha belirgin olan horizontal paretik
nistagmus görülebilir. INO’lu hastalarda da abduksiyon yapan gözde nistagmus
görülebilir. Ayrıca bu hastalarda vertikal nistagmus da ortaya çıkabilir.
d. Oküler “bobbing”
Göz küreleri hızla birkaç
milimetre aşağı inip, tekrar nötral pozisyonlarına dönerler. “Bobbing” iki
yanlı ve simetrik olabileceği gibi, tek tarafta belirgin veya hafif asimetrik
olabilir. Oküler “bobbing”li hastalarda pontin tegmentum lezyonu veya
kompresyonu söz konusudur.
e. Pupilla anomalileri
Pons infarktlarında
genellikle pupillalar normaldir.Komaya yol açan geniş pons lezyonlarında
pupillalar çok küçüktür (pinpoint) ve ışık cevabı korunmuştur.
3. Uyanıklık kusurları ve koma
Bilinçle ilgili retiküler
aktivatör sistem ponsun tegmentumunun paramedyan bölgesiyle mezensefalonda yer
alır. Bilateral medyal pons tegmentum lezyonlarında bilinç değişiklikleri
ve koma görülebilir.
BAZİLER TEPE SENDROMU
Rostral baziler arterin
oklüzyonu mezensefalon, talamus ve posterior serebral arterin hemisferik
dallarının beslediği mezyal temporal ve oksipital bölgelerde infarkta neden
olur. Üst beyin sapı veya hemisferik yapılar tek tek tutulabileceği gibi,
birlikte de tutulabilir. Bu bölümde mezensefalon ve talamik iskemi bulguları
gözden geçirilecek, hemisferik belirtiler ise PCA infarktının tartışıldığı
bölümde ele alınacaktır.( Şekil 13 )
Klinik Belirtiler
1. Okülomotor belirtiler
a. Vertikal Bakış bozuklukları
Rostral beyin sapı
lezyonlarında vertikal bakış bozuklukları sık görülür. Yukarı veya aşağı
vertikal bakış selektif olarak bozulabilir. Sıklıkla her ikisi birden bozulur.
Tek başına yukarı bakış felci, aşağı bakış felcinden daha sıktır.Vertikal
planda hem istemli hem de refleks göz hareketleri birlikte bozulabileceği gibi,
bazen refleks göz hareketleri korunabilir. Vertikal bakış felci mezensefalon
tegmentumunu tutan lezyonlarda görülür.
b. Konverjans Bozukluğu
Sıklıkla tek veya her iki
gözde hiperkonverjans görülür. Tek veya her iki göz içe veya içe aşağı deviyedir.
Horizontal veya vertikal bakış sırasında hiperkonverjans veya konverjans spazmı
görülebilir.
c. Yalancı Altıncı Sinir Bulgusu
Adduktor hareket
aktivitesinde ve tonusunda artma sonucu “yalancı altı” fenomeni ortaya çıkar.
Bu terim üst beyin sapı lezyonlarında altıncı sinir disfonksiyonu
olmaksızın oküler abdüksiyon yetersizliğine verilen isimdir. Sıklıkla iki
yanlıdır ve hiperkonverjans ile birliktedir.
d. “Skew” deviyasyon
Bir göz küresinin diğerine göre
yukarda ve oblik pozisyonda bulunması ve bunun tüm bakış yönlerinde devam
etmesidir.
2. Pupilla değişiklikleri
Diensefalik lezyonlarda
ışık refleksinin aferent yolu kesilebilir. Bilateral sempatik disfonksiyon
nedeni ile pupilla küçüktür, ışık refleksi zayıftır veya alınamaz. Eğer
3.sinirin Edinger-Westphal nukleusu tutulursa, dilate ve fikse pupilla görülür.
3. Uyanıklık kusurları ve davranış
değişiklikleri
a. Uyanıklık kusurları
Rostral beyin sapında
retiküler aktivatör sistemi tutan lezyonlarda komadan çok hipersomnolans ortaya
çıkar. Bilateral rostral mezensefalik periakuaduktal infarktlarda uzun süren
hipersomnolans ve okülomotor sinir felçleri görülür. Ayrıca medyal talamus ve
talamusun intralaminar nukleuslarını tutan lezyonlarda da hipersomnolans ortaya
çıkabilir.
b. Pedünküler hallusinasyonlar
Üst beyin sapı
infarktlarında, görme alanı defekti olmaksızın vizüel halusinasyonlar
görülebilir. Halusinasyonlar sıklıkla çok canlı, çok renkli ve formedir. Bir
çok sahneler içerir. Taktil ve işitsel de olabilir. Genellikle güneş batımında
ortaya çıkar. Hastalar bu halusinasyonların gerçek olmadığının farkındadır.
Fizyopatolojisi çok iyi bilinmemekle birlikte, rostral beyin sapındaki
retiküler formasyonun disfonksiyonu ile ilgili olduğu düşünülmektedir.
4. Bellek bozuklukları ve abulia
Rostral beyin sapı
infarktlarında talamusun etkilenmesi sonucu bellek bozuklukları ortaya
çıkabilir. Bellek bozuklukları anterograd, retrograd, verbal ve nonverbal
olabilir. Mamillotalamik traktusun veya talamusun dorsal medyal nukleusunun
tutulmasına bağlıdır. Bellek bozuklukları başlıca antero-lateral talamik
infarkt (polar arter) veya postero-medyal talamik infarktlar (talamo perforan
arterler) sonucu görülür. Baziler tepe sendromunda sıklıkla iki yanlı medyal
talamus tutulmuştur. Amnezi ve abulia unilateral lezyonlarda bilateral
lezyonlara göre daha hafiftir ve daha kısa sürer. Sol talamik infarktlarda
verbal bellek, sağ talamik infarktlarda ise vizüel ve vizüospasyal bellek
bozulmuştur.
A. CEREBELLARIS ANTERIOR
INFERİOR (AICA)
AICA baziler arterin alt
bölümünden orijin alır. Rostral bulbus ve pons tabanı ile rostral serebellar
yapıları besler. İzole AICA infarktı nadirdir.Genellikle baziler arter
oklüzyonu sonucu görülür. Klinik belirtiler vertigo, kusma, tinnitus ve
dizartridir. İpsilateral fasyal parezi, işitme kaybı, trigeminal alanda
duyu kusuru, Horner sendromu, ipsilateral serebellar bulgu ve kontralateral
ekstremite ve gövdede ağrı, ısı duyusunda azalma görülür. Seyrek olarak
ipsilateral horizontal konjuge bakış kusuru ve ipsilateral
hemiparezi de görülebilir. Parsiyel AICA infarktlarında labirentiti
hatırlatan izole vertigo ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda da izole serebellar
belirtiler görülebilir .
A. CEREBELLARIS SUPERIOR
(SCA)
Baziler arter bifurkasyonundan
hemen önce baziler arterden çıkar. Mezensefalonun dorso-lateral yüzünü,
superior serebellar pedünkülü ve serebellar hemisferlerin superior yüzünü
besler (Şekil 14).
Klasik sendromunda
ipsilateral Horner, ekstremite ataksisi ve tremor, kontralateral spinotalamik
duyu kusuru, üst motor nöron tipi fasyal parezi, seyrek olarak da 4. sinir
felci görülür. Saf şekli nadirdir. Baziler arterin distal dallarının
infarktı ile birlikte görülür ise prognozu kötüdür. SCA’nın sadece
serebellumu tutan infarktlarında ise prognoz iyidir. Bu vakalarda baş ağrısı,
kusma, dizartri, ekstremite ve gövde ataksisi vardır.
Şekil 13. Baziler tepe sendromu olan hastada
transversal BT kesitleri. İki yanlı talamus, sağda baskın iki yanlı oksipital
lob ve solda belirgin iki yanlı serebellumda (SCA alanı) infarkt alanları
görülmektedir.
Şekil 14. BT incelemesi. Sol serebellumda hipodens lezyon.
Sol a. cerebellaris superior infarktı (beyaz oklar).
A. CEREBRI POSTERİOR
(PCA)
Her iki PCA baziler arter
bifurkasyonundan orijin alır. PCA mezensefalonun etrafından döndükten
sonra kortikal dallara ayrılır. PCA’lar mezensefalonu, talamusu, oksipital
lobu, inferior ve mezyal temporal lobu, parietal lobun posterior inferior kısmını
sular. PCA oklüzyonlarında oklüzyonun yeri ve infarktın yayılımına göre klinik
bulgular değişiklik gösterir. Burada PCA’nın hemisferik dallarının
oklüzyonunda sözedilecektir (
Şekil 15 ).
Şekil 15. MR incelemesi: T2 ağırlıklı incelemede
sağ oksipital bölgede hiperintens lezyon. Sağ a. cerebri posterior infarktı.
UNİLATERAL HEMİSFERİK PCA OKLÜZYONU
1. Görme alanı defektleri
En sık görülen belirti
kontralateral görme alanı defektidir. Görme alanı defektleri striat korteks
veya optik radyasyonun tutulumuna bağlıdır. En sık görülen görme alanı defekti
homonim hemianopsidir. İnfarkt oksipital pole ulaşmıyorsa maküler görme
kurtulur. Kuadranopsi şeklinde de görme alanı defektleri ortaya çıkabilir.
Striat korteksin alt bölümünü veya temporo-oksipital loblarda, inferior optik
radyasyonu tutan lezyonlarda üst kuadranopsi görülür. Kalkarin korteksin
üst bölümünü veya inferior parietal lob ile oksipital loblarda, superior optik
radyasyonu tutan lezyonlarda alt kuadranopsi görülür.
2. Duyu kusurları
Talamusun VPM ve VPL
nukleuslarının lezyonlarından dolayı karşı yüz, beden ve ekstremilerde
uyuşukluk, karıncalanma, iğnelenme gibi paresteziler görülebilir. Ağrı ve
dokunma duyusunda azalma ile derin duyu kusurları da ortaya çıkabilir. Bazen
duyu kusurları çok ağır olabilir. Bu tabloya “saf duyusal inme” adı verilir.
3. Agrafisiz aleksi
Konuşma, tekrarlama, yazma
normal olduğu halde, okumada güçlük vardır. Genellikle renk isimlendirme de
bozulmuştur. Sol oksipital lob, korpus kallozum spleniumu ve sol parietal beyaz
maddeyi tutan lezyonlarda görülür. Korpus kallozum veya komşu beyaz
maddenin lezyonu sonucu, sağ oksipital korteks ile sol hemisferin bağlantısı
kesilmiştir.
4. Anomik veya transkortikal duyusal afazi
Sol (dominant) PCA infarklarında
görülür. Anomik afazide sadece kelime bulma ve adlandırma güçlüğü vardır.
Transkortikal duyusal afazide ise, konuşma akıcı ve parafaziktir, anlama
bozuktur. Tekrarlama korunmuştur.
5.Gerstmann sendromu
Dominant angüler girus
lezyonlarında görülür. Agrafi, akalküli, sağ-sol ayrım bozukluğu, parmak
agnozisi ile konstrüksiyonel apraksi başlıca bulgulardır.
6. Bellek bozuklukları ve vizüel agnozi
Sol temporal lob
lezyonlarında bellek kusurları görülebilir. Daha çok yeni şeyleri öğrenmede
güçlük şeklindedir. Sol PCA infarktlarında vizüel agnozi de görülebilir. Hasta
bir objeyi vizüel olarak tanımadığı halde, taktil olarak tanıyabilir. Sıklıkla
renk isimlendirme de bozulmuştur. Renk tanımada da bozulma görülebilir.
PCA orijininin
oklüzyonlarında derin ve yüzeyel dallar birlikte tutulabilir. Görme alanı
defektinin yanı sıra serebral pedünkül lezyonu sonucu hemiparezi /hemipleji
görülebilir. Ayrıca talamusun iskemisine bağlı olarak afazi ve duyu kusurları
ortaya çıkabilir. Bu klinik bulgular sıklıkla “ geniş MCA “ infarktını
düşündürebilir. Bu nedenle klinik tablo “ yalancı MCA “ olarak da
isimlendirilir.
BİLATERAL PCA OKLÜZYONU
1. Kortikal körlük
Striat korteksin iki yanlı
lezyonlarında kortikal körlük ortaya çıkar. Işık refleksi korunmuştur.Bazı
hastalar körlüğünün farkında değildir veya görmediklerini inkar ederler (Anton
sendromu).
2. Amnezi
Bilateral mezyal temporal
lobların ve talamusun lezyonu sonucu amnezi görülür. Unilateral lezyonlarda da
görülebilir. İnme sırasına ve inmeden önceki döneme ait amnezi vardır. Yeni
şeylerin öğrenilmesi de güçleşmiştir. Bilateral mezyal temporal lob
lezyonlarında amnezi kalıcı olabilir. Sol temporal ve talamik lezyonlarda
verbal materyali, sağ temporal ve talamik lezyonlarda ise vizüel materyali
öğrenme ve hatırlamada güçlük ortaya çıkar.
3. Ajite Deliryum
Temporal lobların lingual
ve fuziform giruslarının bilateral (bazen unilateral) lezyonları sonucu
hiperaktif bir durum ortaya çıkabilir. Limbik korteksin infarktları sonucu
ajite deliryum görülür. Hasta agresiftir, bağırır, durmaksızın hareket eder.
Bilateral inferior vizüel
işleme yolunun tutulumunda, iki yanlı görme alanının üst bölümünün görülmediği
“ altitudinal hemianopsi” ile
kognitif ve davranış değişiklikleri görülür. Aprosopagnozi vardır. Hasta daha
önceden bildiği ve tanıdığı yüzleri tanıyamaz. Renkleri tanıyamaz ve ayrımını
yapamaz. Obje agnozisi vardır. Objelerin şeklini, rengini,büyüklüğünü ve
yapısını ayırt edemez.
Bilateral superior vizüel
işleme yolunun lezyonlarında ise Balint sendromu ortaya çıkar. Simultanagnozi,
optik ataksi, okülomotor apraksi başlıca belirtilerdir. Simultanagnozi, bir mekanın bir çok alt bölümünü birlikte
değerlendiremeyip, bir alt bölümüne takılı kalmaktır. Hasta bir bütünün
parçalarını görür, ancak tümünü görüp değerlendiremez. Optik ataksi göz
ve el arasındaki koordinasyonun bozulmasıdır. Okülomotor apraksi ise bir objeye
veya bir istikamete direkt olarak bakma güçlüğüdür.
TALAMUSUN ARTERLERİ
Talamus 4 ayrı perforan
arter tarafından beslenir (Şekil 16 ). PCA’nın P2 segmentinden
ayrılan talamogenikulat arterler talamusun lateral bölümünü, PcoA’dan çıkan
polar arter talamusun anterior bölümünü, PCA’nın P1 segmentinden çıkan
talamoperforan arterler de talamusun medyal bölümünü sular. PCA’dan çıkan
posterior koroidal arter ise pulvinar, posterior talamus ve genikulat
cisimlerin kanlanmasını sağlar. Bu arterlerin tıkanması sonucu gelişen talamik
infarktlarda lezyon yerine göre farklı klinik bulgular ortaya çıkar.
Şekil 16. Talamusun kanlanmasının şematik
görünümü (Bogousslavsky’den).
1. Talamogenikulat Arter (Lateral talamik infarkt)
Talamogenikülat arterler
PCA’nın P2 segmentinden 6-10 adet olarak çıkarlar. VPL ve VPM nukleuslar dahil
olmak üzere ventrolateral talamus, santromedyan nukleus ve pulvinarın
rostro-lateral kısmını beslerler.
Talamogenikülat arterlerin
suladığı alanda başlıca üç klinik sendrom ortaya çıkar (Şekil 17).
Şekil 17. MR incelemesi. T2 ağırlıklı incelemede sağ lateral talamik
infarkt (beyaz ok).
a. Saf duyusal inme
Vücudun bir yarısında
paresteziler ve uyuşukla başlayabilir. Duyusal defisit karşı beden yarısında
yüz, kol, bacak ve gövdeyi tutabileceği gibi, parsiyel de olabilir (yüz ve el,
sadece yüz veya gövde veya üst ektremite ve alt ekstremite gibi). Duyunun tüm
modaliteleri etkilenebilir. Ağrı ve ısının kurtulduğu disosiye duyu kusurları
görülebilir. Duyu kusurları geçici veya kalıcı olabilir. İnmeden haftalar veya
aylar sonra etkilenen bölgede ağrılı sendrom gelişebilir.
b. Sensori-motor inme
Bu sendrom aynı beden
yarısında duyusal kusurların yanı sıra motor zaafın da bulunmasıdır; infarktın
VPL’a komşu kapsüla interna arka bacağını etkilemesi sonucu gelişir.
c. Dejerine-Roussy sendromu
Lateral talamik infarktların
daha yaygın şeklidir ve ilk olarak 1906’da Dejerine ve Roussy tarafından
‘talamik sendrom’ adı altında tanımlanmıştır. Başlangıçta hızla düzelen hafif
kontralateral hemiparezi görülebilir. Kontralateral yüz, kol, bacak, gövde veya
bunların birini tek başına etkileyen uyuşukluk ve parestezi şeklinde duyusal
belirtiler vardır. Kontralateral hafif yüzeyel duyu kusurları ile ciddi,
persistan derin duyu kusurları görülür. Kontralateral kol ve bacakta distoni,
koreoatetoz ve tremora benzeyen istemsiz hareketler ortaya çıkabilir. Elde
distonik postür gelişebilir. Buna ‘talamik
el’ adı verilir. Ataksi görülebilir. Geç dönemde daha önce uyuşukluk ve
parestezilerin olduğu tarafta ciddi, persistan, analjeziklere cevap vermeyen
ağrılar ortaya çıkabilir.
2. Polar Arter (Anterior talamik infarkt)
Polar arterler PcoA’dan
çıkar. Retiküler nukleus, mamillotalamik traktus, ventral lateral nukleusun bir
kısmı, dorsomedyal nukleus, talamik polün lateral kısmı dahil olmak üzere
talamusun anteromedyal ve anterolateral kısımlarını beslerler.
Polar arter alanındaki
infarktlarda karakteristik klinik bulgular nöropsikolojik bozukluklardır.
Apati, spontanitede azalma ve abulia görülür. Sol talamus infarktlarında
isimlendirme güçlüğü, parafaziler ve perseverasyonlar olabilir. Anlama ve
tekrarlama korunmuştur. Ayrıca verbal materyali öğrenme güçlüğü görülür. Sağ
talamus infarktlarında ise vizüel materyali öğrenme güçlüğü, vizüel ve işitsel
ihmal bulguları olabilir. Seyrek olarak da konstrüksiyonel apraksi ortaya
çıkabilir. Polar arter sulama alanındaki bilateral infarktlarda abulia ve
amnestik bulgular çok ciddi ve kalıcı olabilir (Şekil 18 ).
Şekil 18. incelemesi. Anterior talamik
bölgede taze infarkt görünümü
3. Talamoperforan Arter (Paramedian talamik infarkt)
Talamoperforan arterler
PCA’nın Pı segmentinden çıkar. MLF’in rostral intersitisyel nukleusu, dorsal
medyal nukleusun posterior inferior kısmı, nukleus parafasikülaris,
intralaminar nukleus da dahil olmak üzere posteromedyal talamusu beslerler.
Akut olarak ortaya çıkan
bilinç değişiklikleri, nöropsikolojik bozukluklar ve vertikal bakış
bozukluklarından oluşan klasik triadı vardır. Letarji, stupor, hipersomnolans
görülebilir. Hastalar uyandırılabilir, ancak uyaran kesilir kesilmez tekrar
uyuklamaya başlarlar. Bilinç bozuklukları rostral mezensefalon ve intralaminar
nukleusların tutulumuna bağlıdır. Sıklıkla yukarı bakış felcinin görüldüğü vertikal
bakış bozuklukları bulunur. Bilinç bozuklukları düzelince nöropsikolojik
anomaliler dikkati çeker. Hasta dezoryante, ilgisiz ve apatiktir. Anterograd
amnezi görülür. Yakın bellek bozulmuştur. Konfabulasyonlar vardır. Sağ medyal
talamusu tutan infarktlarda solda vizüel ihmal ve konstrüksiyonel apraksi
görülebilir.
Bilateral infarktlarda
bulgular benzerdir, ancak daha ağır ve kalıcıdır . Vertikal bakış kusurları
daima görülür. Hafıza kusurları daha ciddi ve kalıcıdır. Bunların büyük kısmı
rostral baziler arter embolisine bağlı olarak ortaya çıkar.
4. Posterior Koroidal Arter
Posterior koroidal arter
pulvinar, posterior talamus, lateral genikulat cisimler ve anterior nukleusun
kanlanmasını sağlar. Posterior koroidal arter infarklarında tipik klinik bulgular
lateral genikulat nuklesun tutulumuna bağlı görme alanı defektleridir. Görme
alanı defektleri homonim üst veya alt kuadranopsi şeklindedir. Seyrek olarak
homonim sektöranopsi şeklinde de defektler görülebilir.Hafif hemiparezi ,duyu
kusuru, distonik hareketler ile afazi, amnezi, abuli gibi nöropsikolojik
bozukluklara da rastlanabilir.
K A Y N A K L A R
1.
Mohr JP , Choi DW ,
Grotta JC ,Weir B , Wolf PA ( Eds ): Stroke. Pathophysiology, Diagnosis and
Management (4th ed). New York, Churchill Livingstone, 2004
2.
Bogousslavsky J, Van
Melle G, Regli F: The Lausanne Stroke Registry. Analysis of 1000 consecutive
patients with first stroke. Stroke, 19:1083-1092, 1988
3.
Bogousslavsky J,
Caplan LR (eds): Stroke syndromes (2nd ed). Cambridge, Cambridge University Press,
2001
4.
Caplan LR: Top of
the basilar syndrome. Neurology, 30:72-79, 1980
5.
Caplan LR: Caplan’s
stroke. A Clinical Approach (3rd ed). Boston, Butterworth, 2000
6.
Caplan LR: Posterior
Circulation Disease. Clinical Findings, Diagnosis, and Management. Cambridge,
Blackwell Science, 1999
7.
Donnan GA, Bladin
PF, Berkovic SF, Longley Wa, Saling MM: The Stroke syndrome of striatocapsular
infarction. Brain, 114: 51-70, 1991
8.
Fisher M (ed): Clinical
Atlas of Cerebrovascular Disorders. London, Mosby, 1994
9.
Furlan AJ, Whisnant
JP, Kearns TP: Unilateral visual loss in bright light. Unusual symptom of
carotid artery occlusive disease. Arch Neurol 36; 675-676, 1979
10.
Warlow CP, van Gijn J,
Dennis M , Wardlaw J , Bamford J, Hankey G ,Sandercock P , Rinkel G , Langhorne
P , Sudlow C, Rothwell P(eds) : Stroke: Practical Management (3rd ed). Oxford,
Blackwell Science, 2008