MENTAL
DURUM MUAYENESİ
Öget ÖKTEM
Son güncelleştirme tarihi: 20.02.2009
Mental durum muayenesinde hastanın oryantasyonunu, kendisi ve çevresi
hakkındaki bilgisini, güncel olaylardan haberdarlığını, dikkatini, kısa süreli belleğini
ve öğrenmesini, uzun süreli belleğini, muhakemesini, aritmetik becerisini,
soyutlama-soyutta düşünme becerisini, karmaşık görsel algısını ve yapılandırma
becerisini, praksi becerisini gözden geçirmek gerekir.
Oryantasyon ve kendisi hakkında bilgi
muayenesi için hastaya şu sorular
sorulabilir :
-Adı, soyadı
-Adresi (Mental durumu iyi olan hastanın,
sokak adını ve kapı numarasını ihmal etmemesi beklenir.)
-Yaşı
-Hangi yılda doğduğu (Yaşlı hastaların,
bunu 1900’lü değil 1300’lü olarak söyleyemesi normal kabul edilmelidir).
-Burası neresidir? (Yani hasta örneğin
hastanede olduğunun farkında mı ?)
-Bu hastanenin adı nedir?
-Şimdi hangi yıldayız?
-Bugün günlerden ne?
Genel bilgi için de aşağıdaki sorular uygun olabilir:
-Cumhurbaşkanının adı?
-Başbakanın adı?
- -Başbakan hangi partidendir?
- Atatürk ne zaman öldü?
- Bir “ada” nedir? Nasıl olur?
(Bu sorulara cevap beklerken hastanın
kültür düzeyini de gözden kaçırmamak gerekir.)
Dikkat muayenesi için, hastanın düz sayı menziline bakılabilir.
Hastaya, “Şimdi size karışık bazı sayılar söyleyeceğim. Dikkatle dinleyin! Ben
bitirince, bu sayıları aynı sıra ile söylemenizi istiyorum.” denir. Önce 4
sayılık bir dizi ile başlanır. Sayıları söylerken ses tonunu değiştirmemeye ve
saniyede bir sayı söylemeye dikkat edilir. Hasta, sayıları başarı ile ve
sırasını değiştirmeden tekrarlayabilmişse 5 sayılık diziye, bunlardan birini
başarmışsa 6 sayılık diziye geçilir. Hasta, her iki 4 sayılık dizide de
başarısız olmuşsa, 3 sayılık bir dizi ile denemek uygun olur.
6-4-3-9 4-2-7-3-1
6-1-9-4-7-3
7-2-8-6 7-4-8-3-6
3-9-2-4-8-7
Bundan sonra hastanın mental kontrol
gücü’ne bakılır. Bunun için hastadan haftanın günlerini tersine doğru
sayması istenebilir. Talimatı anlamakta güçlük çeken hastaya, ne istenildiği
daha açık anlatılır, eğer gerekiyorsa “Pazar-Cumartesi-Cuma diye geriye doğru
söylemenizi istiyorum” şeklinde örnek verilir, ama bu nokta kaydedilir.
İsteneni yapmak için hastanın harcadığı zaman, atladığı gün olup olmayışı, orta
yerde talimatı unutup günleri düz olarak (ileriye doğru) saymaya geçmesi, çok
açıklayıcıdır.
Kısa süreli bellek ve öğrenme becerisi’ni kabaca muayene etmek için şu yöntem izlenebilir:
Hastaya, “şimdi size 5 tane kelime söyleyeceğim. Bunları öğrenmenizi ve
aklınızda tutmanızı istiyorum. İyice aklınızda tutun, çünkü daha sonra, aradan
zaman geçtikten sonra belki yine sorarım” denir. (Bu sonuncu cümle, ilerde
hastanın uzun süreli belleğini muayene edebilmek için eklenmelidir). “Hazır
mısınız? Söylüyorum” dedikten sonra, her kelime arasında 1 saniye durarak ve
ses tonunu değiştirmeden, 5 kelime söylenir. Bu kelimeler arasında çağrışım
bağı olmamalıdır, bir tanesinin soyut bir kavram olması doğru olur.
Örnek: İnek-Kiraz-Şapka-Yardım-Perde
Hasta kelimelerin hepsini ve doğru sırada
tekrarlayamamışsa, kelimeler kendisine bir daha okunur. Bu şekilde 5 deneme
yapılabilir.
Uzun süreli bellek muayenesi burada değil, araya muhakeme, aritmetik,
soyutlama ve yapılandırma muayenelerini soktuktan sonra, mental muayenenin en
sonunda yapılır. Fakat öğrenme ve bellek bölümünü bir bütün olarak vermek amacı
ile uzun süreli bellek muayenesi de burada anlatılmıştır. Bunu yapmak için
hastaya, “Size 5 tane kelime söylemiştim, aklınızda tutun, tekrar soracağım
demiştim, hatırlıyor musunuz?” diye olay iyice hatırlatıldıktan sonra, bu
kelimeleri söylemesi istenir. Kendisine hiçbir ipucu verilmez, hiçbir yardım
yapılmaz. Hatırlamadığı kelimeler için tanıma muayenesi yapmak gerekir. Bunun için
hastaya hatırlamadığı kelimeyi bulması için ipucu verilebilir, örneğin
"inek" için "Bu kelimelerden biri bir hayvandı."
denilebilir veya hatırlamadığı kelimeyi çoktan seçmeli olarak tanıması
istenebilir. Bunu yapmak için, her bir kelimeye biri ses açısından biri de
anlam açısından benzeyen iki alternatif kelime oluşturulur. Hastaya "şimdi
size 3 kelime söyleyeceğim; bunlardan bir tanesi bizim ezberlediğimiz kelime,
diğerlerini sizi şaşırtmak için söylüyorum, bizim kelime bu üçünden hangisiydi
siz bulun" dedikten sonra "inek" için,"Bu kelimelerden biri
şu üçünden hangisiydi; İnek-İğne-Eşek?"diye sorulur. Hastanın doğru
tanıyıp tanımadığı kaydedilir. Beş kelime için verilen alternatif üçer kelime
içinde hedef kelimenin yerinin hep aynı olmamasına (örneğin hep başta ya da
ortada veya sonda olmamasına) ve bu yerin sırayla değil rasgele değişmesine
dikkat edilir.Bir öneri olarak diğer dört kelime için de alternatifler
verelim:"Kira-Çiçek-Kiraz","Şapka-Kasket-Şarap","Yaradan-Yardım-Hayırsever","Pencere-Perde-Perende"
Kısa süreli bellek ve öğrenmenin ardından
muhakeme fonksiyonunun muayenesine geçilebilir. Bunun için hastaya:
-“Yolda, annesini-babasını kaybetmiş, üç
yaşında bir çocuk görseniz ne yaparsınız?”
-“Yolda bir zarf buldunuz; ağzı kapalı,
üzerinde bir adres yazılı, bir de pul yapıştırılmış; ne yaparsınız ?”
-“Ormanda dolaşırken kaybolsanız, yolunuzu
nasıl bulursunuz?” gibi sorular sorup cevaplarını değerlendirmek gerekir.
Hastanın Aritmetik Becerisini ölçmek
için kendisine:
-5 kere 13 kaç eder?
-65’ten 7 çıkarsa kaç kalır?
-58’i 2’ye bölersek kaç çıkar
-11 ile 29’u toplarsak ne eder?
diye sorduktan sonra, bir de basit problem
verilebilir:
-“Bir gazetecinin 6 tane müşterisi var;
müşterilerinin her birinden 25’er lira kazansa, toplam kazancı ne kadar olur?”
Bundan sonra, hastanın soyutlama
becerisi’ne bakılabilir. Bunun için hastaya bir atasözü verilerek bunun
anlamı sorulur. Burada hastanın atasözünü kelime anlamıyla somut olarak mı,
yoksa soyut olarak mı yorumladığına bakılır.
Örnek olarak:
“Ağaç yaş iken eğilir”.
Atasözü için hasta, “Çocuk küçükken
eğitilir” derse, bu iyi ve soyut bir yorumdur; fakat “Ağaç yaşsa eğilip
bükülebilir, ama yaş değilse eğmek istediğimizde kırılır” derse, bu somut
yorumdur.
Soyutlama fonksiyonu için “Benzerlikler”
testi de iyi bir testtir. Hastanın, iki şeyin benzerliğini yorumlaması ve
yorumlarının kalitesi, bir soyutlama testi olarak kullanılabilir. Hastaya,
“Şimdi size iki şeyin ismini söyleyeceğim; siz de bana bu iki şey arasında
nasıl bir benzerlik var, onu bulup söyleyeceksiniz” denir. Hastaya şu çiftler
verilebilir:
Portakal-Muz
Aslan-Köpek
Balta-Testere
Göz-Kulak
Örnek olarak, (Portakal-Muz) benzerliğinin
uygun soyut yorumu “İkisi de meyve” cevabıdır. “Renkleri benzer”, “İkisi de
vitaminlidir”, İkisinin de kabuğu var” cevapları birer benzerlik söyler, ama
bunlar soyut olmayan niteliksiz yorumlardır. İlerlemiş demanslarda ise hasta
“Benzemez” der, ya da “Biri yuvarlak, biri uzun” diye aradaki farkı söyler.
Hasta böyle cevap verdiğinde, “Ben farkı değil, benzerliği istiyorum” demek ve
uygun soyut yorumu hastaya söylemek, bunun ardından bir sonraki çifte geçerek
oradaki benzerliğin ne olduğu sorusunu tekrarlamak uygun olur.
Daha sonra hastanın yapılandırma
becerisi’ ne bakılır. Bunun için önce hastadan “Saatin 11’i çeyrek
geçtiğini gösteren” bir saat resmi çizmesi istenebilir. Daha sonra, kendisine
bir küp şekli çizilerek, bunu bakarak kopya etmesi istenir.
Bundan sonra da, yukarda sözünü ettiğimiz
şekilde, hastanın uzun süreli belleği gözden geçirilir.
Mental Durum Muayenesinin Yorumu
Bu kısa mental muayeneyi, her bir hastada
8-10 dakika içinde uygulamak mümkündür. Demansiyel bir sendromda, yukarda
sayılan mental fonksiyonların birçoğunda bir gerileme vardır; ama bu
gerilemenin paterni, yani her bir fonksiyondaki gerilemenin diğerlerine oranı,
hastadan hastaya değişebilir.
Oryantasyon ve kendisi hakkında bilgi, demansiyel bir sendromun başlangıç döneminde
genellikle henüz sağlamdır. İlerleyen demanslarda ise, hasta önce adresini
söyleyememekten başlayarak, adı-soyadı dışında kendisi hakkındaki bilgisini ve
zaman oryantasyonunu kaybeder ; “Hangi yıldayız?” sorusuna hastaların bir kısmı
“Bilemeyeceğim” derken bir kısmı da “1943”, “1971” gibi cevaplar verirler. Yer
oryantasyonu ise ileri dönemlere kadar korunabilir; eğer konfüzyonel bir durum
söz konusu değilse, hasta ancak en ileri dönemlerde bulunduğu yerin hastane
olduğunu bilmemeye başlar.
Hastayı değerlendirirken, genel bilgi için
olduğu kadar oryantasyon ve kendisi hakkında bilgi için de hastanın sosyal ve
kültürel durumunu hesaba katmak gerekir. Örnek olarak, hangi yılda doğduğunu
bilmemek köy kökenli kadınlarda kadın askere gidip bunu öğrenme olanağı da
bulamadığından çok normal olabilir.
Dikkat fonksiyonu için, 5 sayılık bir dizinin tekrarı alt normal
sınırda sayılabilir. Ama hasta ancak 4 sayılık diziyi tekrarlayabiliyorsa, bu
hafif derecede bir bozulma demektir. Giderek bu sayı 3’e düşer; daha sonra
hasta hiç cevap veremez olur. İlerlemiş demanslarda bile anlık belleğin
(immediate memory) nispeten sağlam kaldığı bilinir; hastanın bu sayıları
tekrarlayamaması anlık belleğindeki bozulmadan değil, hastanın konsantrasyon
becerisindeki zedelenmeden ileri gelir.
Mental kontrol fonksiyonundaki bozulma da yine hastanın
konsantrasyon zorluğuna ve mental iz sürme (zihinden adım adım iz sürme-mental
tracing) becerisindeki bozulmaya bağlıdır. Demansiyel bir sürecin henüz
başlarında bulunan hastanın, haftanın günlerini tersine söyleyebilmek için
büyük çaba harcadığını, çok zorlandığını gözlersiniz. Önceleri, yanlış yaptığı
zaman bunun farkına varan ve düzelten hasta, demansın ilerlemesi ile birlikte
bu yanlışı fark etmez olur. Giderek, günleri ileriye doğru sayma alışkanlığının
otomatikleşmiş gücüne karşı koyamayan hasta, geriye sayma işleminin henüz
başlarında ya da ortalarındayken, hiç fark etmeden günleri ileriye doğru
saymaya geçer. Mental kontrol bir yönetici işlev (executive function) olduğu
için, Alzheimer tipi demanslardan daha önce, frontotemporal demanslarda
görülür.
Dikkati sürdürme de bir “executive” işlevdir ve buna bir dakikada
hastanın kaç kelime üretebildiğini görerek bakabiliriz. Akıcılık testi denilen
bu testte, hastadan belli bir semantik kategoriden kelimeler üretmesi (örneğin
1 dakika boyunca hayvan isimleri söylemesi) istenilerek veya gene bir dakikada
belli bir harfle başlayan (örneğin K ile başlayan ) kelimeler söylemesi
istenilerek bakılabilir. Hastanın kendi yaş ve eğitim düzeyindeki bir normal
insana kıyasla daha az sayıda kelime söyleyebilmesi, onun dikkatini sürdürmede
ve içsel stratejiler oluşturmada zorlandığını bize gösterir. Bu testte
Alzheimer tipi demanslılar, K harfiyle daha başarılı oldukları halde, semantik
açıdan zorlandıkları için, hayvan saymada daha başarısızdırlar. Dikkatin ve
frontal karmaşık dikkatin ön planda bozulduğu demans tiplerinde ise, bunun
tersi bir patern görürüz. Hastanın uygun sayıda kelime söylemesine rağmen,
kelimelerin büyük çoğunluğunu ilk 30 saniyede söylemesi, ikinci 30 saniyede ise
duralayıp ancak çok az kelime ekleyebilmesi de, dikkatini sürdürmede
zorlandığını gösterir.
Öğrenme ve bellekte bozulma, Alzheimer tipi demansiyel bir sendromun başta gelen
özelliklerden biridir. Bu hastalarda, başlangıçta anlık bellek tamamen sağlam
kaldığı halde, kısa süreli belleğe ait bazı süreçler bozulmuştur; hasta kayıt
yapamaz, verilen malzemeyi kısa süreli belleğine alamaz ve bu durum verilen
malzemenin uzunluğu ve karmaşıklığı ölçüsünde artar. Beş kelimenin bir
dinleyişte tekrarı, demans başlangıcının sınırında yer alır, diyebiliriz. Hafif
derecedeki bir demansiyel sendromda, bazı hastalar 5 kelimeyi birinci keresinde
tekrarlayabilirler. Buna karşılık normal bir insan bir anlık dalgınlık nedeniyle
ilk seferinde başarısız olabilir; tekrarlanması isteği ile kelimeleri hastaya
söylerken odaya birisinin girmesi, bir yerde ani bir gürültünün olması gibi bir
dış uyaran hastanın dikkatini çekmişse, bu noktayı da göz önüne alarak karar
vermek gerekir.
Alzheimer demansında olduğu gibi hipokampal
sistem tutulduğunda, hastada primer tipte bir bellek bozulması görürüz; yani
hastanın bellek kaydı ön planda bozulmuş olur. Bu hastalar uzun süreli bellek
muayenesinde kelimeleri kendileri hatırlamadıkları gibi, ipucu verildiğinde de
hatırlayamazlar ya da çoktan seçmelide 3 kelime içinden hedef kelimeyi
tanımaları da bozulmuştur. Çünkü yeterli bir uzun süreli kayıt yapamamışlardır.
Hipokampal bölgelerin, temporal lobun salim kaldığı bir demans tipinde,örneğin
frontal demansta ise,hasta uzun süreli bellek muayenesinde kelimeleri kendisi
hatırlayıp söyleyemediği halde, ipucu verince kolayca hatırlar veya en azından
çoktan seçmelide hemen hepsini doğru tanır. Çünkü burada primer bir bellek
bozulması sözkonusu değildir, hastanın hipokampal sistemi salim kaldığı için
hasta kelimeleri kaydetmiştir. Fakat hatırlama sırasında gerekli olan
aktivasyonu yapacak frontal dikkat sistemi iyi fonksiyon göstermediği için,
uzun süreli bellek deposunda bulunan bu kelimelere ulaşamaz, bunları geri
getiremez.Yani bu tip hastalarda bellek primer değil, dikkate sekonder bir
bozulma gösterir.
Alzheimer demansında demansın derecesine
göre, hasta öğrendiği malzemeyi kısa süreli bellek’ten uzun süreli
bellek deposuna aktarmakta da, aktarmayı başardığı malzemeyi burada
saklamakta da, saklayabildiği malzemeye ulaşabilmekte de derece derece
güçlükler çeker. Burada önerilen muayene, bellekle ilgili hangi alanlarda bir
bozulma olduğu hakkında yalnızca bir fikir verebileceği için, tereddütlü durumlarda
bir nöropsikologdan ayrıntılı bir bellek muayenesi istemek doğru olur.
Muhakeme fonksiyonu, demansiyel sendromun ilk dönemlerinde bozulmaz.
Hafif derecede, hatta bazen orta derecede bir demansta hasta henüz muhakeme
becerisini koruyabilir. Muhakemedeki hafif bozulmalar demansın orta-ileri
döneminde kendini belli etmeye başlar, fakat bundan sonra daha hızlı bir
yıkılma gösterir.
Aritmetik becerisi için de benzer bir durum söz konusudur; hafif
derecedeki bir demansta hasta yukarıda önerilen aritmetik işlemleri henüz
yapabilir. Fakat bozulma burada muhakemedekinden biraz daha erken ortaya
çıkabilir; hafif – orta derecede bir demansta hasta bu işlemleri yapmakta
güçlük çekebilir. Muhakeme ve aritmetik muayenesi bulgularını değerlendirirken
hastanın eğitim düzeyini, mesleğini ve hastalık öncesi kapasitesini gözden
kaçırmamak, bu konuda aileden iyi bilgi almak gerekir.
Soyutlama-soyut ve karmaşık
kavramlaştırma becerisi ‘nin bozulması,
demansiyel sürecin çok duyarlı ve belki de en erken göstergelerinden biridir.
Bu bozulma karşımıza bir nitelik bozulması olarak çıkabilir (Portakal-Muz
çiftine “İkisi de meyve” yerine “İkisinin de kabuğu var” demek, Köpek-Aslan
çiftine “İkisi de hayvan” yerine “İkisi de ısırır” demek gibi). Daha sonraları
hasta arada hiçbir benzerlik görmemeye başlar (örnek olarak Portakal-Muz için
“Bunlar benzemez, biri yuvarlak,biri uzun.”diyebilir). Daha ileri durumlarda,
siz her bir çift için benzerlikleri söyleseniz ve farkları bir yana bırakıp bir
benzerlik bulmaya çalışmasını ısrarla yineleseniz de hasta her seferinde
aradaki farkı söylemeyi sürdürür.
Yapılandırma becerisi genellikle Alzheimer tipi demansın orta-ileri
dönemlerinde bozulmaya başlar. Bu bakımdan, yukarıdaki bütün fonksiyonlarda
çeşitli derecelerdeki bozulmalarla birlikte ise yapılandırma bozulmasının
anlamı vardır. Diğer mental fonksiyonlar normal ya da normale yakınken ağır bir
yapılandırma bozukluğu, demans gibi yaygın bir serebral hastalığı değil, fokal
bir beyin lezyonunu düşündürmelidir. Alzheimer dışı demansların ise bir
kısmında yapılandırma becerisinde bozulma daha erken dönemde ortaya çıkabilir.
Örneğin frontal sistemi tutan demanslarda yönetici bir işlev olan planlama ve
organizasyon bozukluğu nedeniyle hastanın yapılandırması bozuk olabilir. Ya da
yaygın Lewy cisimciği hastalığında olduğu gibi arka bölgelerde atrofiler olan
bir patolojide yapılandırma erken dönemlerden itibaren bozuk olabilir.
Alzheimer tipi demanslarda ilk gözlenebilir
bozulma, genellikle soyutlama becerisinde ve bellekte ortaya çıkar. Daha sonra
genel bilgi, aritmetik, muhakeme ve oryantasyon bozulur.
Normal basınçlı hidrosefalide ise ön
plandaki bulgu, dikkat ve bellek bozukluklarıdır. Hasta uzun bir süre, iyi bir
soyutlama becerisi zemininde özellikle sekonder tipte bellek bozukluklarından
başka bir belirti göstermeyebilir. Bu durumda demansiyel belirtiler uzunca bir
zaman sonra tabloya eklenir.
Prefrontal sistemi tutan tipte demanslarda
da, ilk belirtiler yönetici (yürütücü) işlevlerde, karmaşık dikkat becerilerinde
kendini gösterir, bellek iyi olduğu halde “dikkate sekonder” tipte hatırlama
güçlükleri görülür.