LOMBER PONKSİYON VE BEYİN – OMURİLİK SIVISI İNCELEMESİ
Sara ZARKO BAHAR, Gülşen
AKMAN-DEMİR
Son güncelleştirme tarihi: 23. 02. 2009
Beyin – omurilik sıvısı (BOS) incelemesi eskiden
merkezi sinir sistemi hastalıklarının ayırıcı tanısında ilk başvurulan
araştırmalardan biri idi. Günümüzde merkezi sinir sistemi hastalıkları hakkında
ayrıntılı bilgiler veren gelişmiş nöroradyolojik ve elektrofizyolojik incelemeler nedeniyle BOS incelemelerine
daha az ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte, yine de merkezi sinir sistemi infeksiyonları, özellikle menenjitler, subaraknoid kanama
ve idyopatik intrakranyal
hipertansiyon tanısında en vazgeçilmez inceleme yöntemidir.
BOS Alma Tekniği
Bazı özel durumlar dışında BOS lomber yoldan
alınır. Gerektiğinde sisternal veya doğrudan
ventrikül ponksiyonu ile de alınabilir.
Lomber ponksiyon için hasta lateral dekubitus pozisyonunda ve dizleri karına doğru fleksiyona getirilerek yatırılır. İçinde mandreni olan steril bir lomber ponksiyon iğnesi, iki crista iliaca’yı birleştiren çizginin ortasında
yer alan L3-L4 aralığından girilerek, spinal subaraknoid
aralığa (SSA) yerleştirildikten sonra temiz bir tüpe yeteri kadar BOS alınır.
Lomber Ponksiyonda Dikkat Edilmesi Gereken
Noktalar:
·
BOS steril
şartlarda alınmalıdır.
·
Ponksiyon
bölgesinde deri infeksiyonu varlığında ponksiyon
yapılmamalıdır. Bu durumda derideki infeksiyonu sinir
sistemine taşıma riski vardır.
·
Kafaiçi
basıncı artmış olan hastalarda lomber ponksiyon yapılması kontrendikedir.
Arka çukur tümörü olan hastalarda lomber ponksiyon yapıldığında tonsilla cerebelli’ler foramen magnumdan; supratentoryal yer kaplayıcı lezyonu olan hastalarda ise
temporal lob unkusu tentoryum
serebelli açıklığından fıtıklaşabilir ve bu sırada beyinsapını bastırarak ani ölüme yol açabilir.
·
İntrakranyal hipertansiyonu olmasına karşın lomber ponksiyonun kontrendike olmadığı durumlar menenjit, subaraknoid kanama
ve idyopatik intrakranyal
hipertansiyondur. Bu olgularda ponksiyon, ilk adımda BT ile tümöral
bir sürecin bulunmadığı görüldükten sonra yapılmalıdır.
Beyin-Omurilik Sıvısının
Nitelikleri
Basınç: Yatar durumda, lomber
yoldan alınan liquor cerebro-spinalis’in
basıncı 80-200 mm H2O arasında değişir. Likor
basıncına subaraknoid aralığa girildikten hemen sonra, diğer bir deyişle BOS
dışarı akıtılmadan bakılmalıdır. Bir miktar BOS akıtıldıktan sonra ölçülen
basınç gerçek kafaiçi basıncını yansıtmaz.
Queckenstedt* testi: Özellikle, spinal
subaraknoid aralıkta BOS dolaşımını engelleyen tümör veya yapışıklık gibi bir
olayın varlığını değerlendirmeye yarayan bir testtir. Lomber ponksiyon
sırasında BOS basıncı ölçüldükten sonra hastanın boynunda jugular
venlere iki tarafa birden bastırılarak, kafa
boşluğuna venöz dönüşün engellenmesi, intrakranyal basıncın ve buna bağlı olarak dolaşımında
engel olmayan BOS basıncının artması prensibine dayanır. Ancak, nöroradyolojik yöntemlerin çok ayrıntılı spinal
incelemelere olanak tanıdığı günümüzde bu inceleme artık pek
kullanılmamaktadır.
* Hans Heinrich
Georg QUECKENSTEDT (1876-1918): Alman nörologu.
Parasal olanakları kıt bir öğretmenin oğludur. Çocukluğundan beri doğa
bilimlerine büyük ilgi göstermiştir. Ormanlardan bitki ve hayvan örnekleri
toplamak en büyük zevki idi. Yılan yakalamakta özel bir yetenek gösterdiği,
bunları satarak okul giderinin bir bölümünü karşıladığı bilinmektedir.
Özellikle beyin-omurilik sıvısı konusunda çalışmış, kendi adıyla anılan testi
1916 yılında tanımlamıştır. Birinci Dünya Savaşının sonlarında cephede iken,
atının ürkmesiyle yere düşmüş ve cephane yüklü bir kamyon tarafından ezilerek
ölmüştür. İki gün sonra da mütareke ilan edilmiştir.
Normal BOS : Serebro-spinal
sıvı normalde berrak ve renksizdir. Milimetre kübünde
0-3 mononükleer hücre bulunabilir. Lomber yoldan
alınan BOS’un proteini %45 mg’ın
altındadır. Glikoz düzeyi kan seviyesinin yaklaşık üçte ikisi ila yarısı
kadardır ve normalde % 45 mg’ın altına inmez.
Beyin – Omurilik Sıvısı
Bileşiminin Bozulması
1- BOS ‘da hücre sayısı: 200/mm3 ‘ün
üzerine çıkarsa likor bulanık bir görünüm almaya
başlar. Hücre sayısı ile orantılı olarak bulanıklık da artar.
2- Kanlı beyin – omurilik
sıvısı: BOS pembe veya kırmızı bir renk alır. Bu durumda akla iki olasılık gelir
:
a) Birincisi, lomber ponksiyon sırasında
iğnenin travmasıyla kanın BOS’a karışmasıdır.
Travmatik ponksiyon nedeniyle kanlı olan BOS hemen santrifüje edildiğinde üstte
kalan sıvı renksizdir. Travma sonucu serebro-spinal
sıvıya karışan kan miktarının az olduğu durumda da iğneden damlayan sıvının
giderek berraklaştığı dikkati çeker ve yeni bir tübe
alınan likorun kansız olduğu görülür.
b) İkinci olasılık anevrizma
veya arterio – venöz malformasyona bağlı subaraknoid kanama veya beyin dokusu
içine olan bir kanamanın (hematom, tümör) subaraknoid aralığa geçmesidir. Bu durumda santrifüjden sonra üstte kalan sıvı ksantrokromiktir.
3-Ksantokromik
beyin – omurilik sıvısı: BOS’un sarı renkte olmasıdır.
Belirgin olduğu durumda kolayca farkedilir. Hafif bir
ksantokromiyi ayırt etmek için ise BOS’un rengi, aynı özellikleri taşıyan bir tüpe konan çeşme
suyu ile karşılaştırılmalıdır. Ksantokromi iki
durumda görülebilir:
a) Medulla spinalis basısı gibi
olaylarda bası altından alınan BOS’ta protein miktarı
çok artabilir. Bu durumda BOS sarı bir renk alır.
b) Subaraknoid kanama geçiren
bir hastada BOS’a geçen eritrositler yıkıldıktan
sonra kalan hemoglobin ürünleri nedeniyle serebro-spinal
sıvı ksantokromik olabilir. Bu nedenle protein
miktarı normal veya bir miktar artmış BOS’un ksantokromik olması eski bir subaraknoid kanamayı
düşündürmelidir. Taze kanlı bir BOS’ta protein
artışı da saptanırsa, protein düzeyi eritrosit sayısı ile
karşılaştırılmalıdır. BOS içerisine kanla geçen protein, BOS protein düzeyini
kabaca milimetreküpte 1000 eritrosit başına 1 mg/dl arttırır.
4- Beyin – omurilik sıvısında lökosit artışı:
Başlıca merkezi sinir sistemi infeksiyonlarında
görülür. Bakteriyel pürülan menenjitte BOS’ta 1000-20.000 mm3 arasında değişen polimorf nüveli lökosit görülebilir. Tüberküloz
menenjitinde ise başlıca lenfositer hücre artışı
görülür. Bu olgularda BOS’ ta şeker miktarı da düşer. Taze kanlı bir BOS’ta lökosit de saptanırsa, lökosit sayısı eritrosit
sayısı ile karşılaştırılmalıdır. BOS içerisine kanla kabaca milimetreküpte
700-1000 eritrosit başına 1 lökosit geçer ve kandaki dağılıma benzer şekilde polimorf hakimiyeti olabilir.
5- Serebro-spinal
sıvının bakteriyolojik ve viral tetkiki
merkezi sinir sistemi infeksiyonuna yol açan
etyolojik faktörü belirleyebilir.
6- Beyin-omurilik sıvısının immunolojik incelemeleri: Bugün en sık kullanılan
inceleme intratekal aralıkta immunglobulin
G (IgG) üretiminin ölçülmesidir. Bu ölçüm iki şekilde
yapılabilir:
a) Kantitatif
ölçüm: BOS IgG düzeyi pek çok farklı yöntemle
ölçülebilir; ancak yapılması gereken aynı yöntemle BOS albumin
düzeyinin de ölçülmesidir. Bu yolla IgG indeksi
hesaplanabilir ve BOS’ta saptanan IgG
düzeyinin kan beyin bariyeri bozulması ile kandan mı
geldiği yoksa intratekal üretim nedeniyle mi arttığı
anlaşılabilir. (BOS IgG indeksi= (BOS IgG/Serum IgG) / (BOS albumin/Serum albumin) formülü
ile hesaplanır ve normalde< 0.70 olmalıdır). Pek çok infeksiyöz ve inflamatuvar MSS hastalığında BOS IgG
indeksi artar.
b) Kalitatif
ölçüm: Eşzamanlı BOS ve serum elektroforezinde sadece
BOS’ta IgG bölgesinde
ikiden fazla sayıda IgG bandının gösterilmesi
durumunda intratekal oligoklonal
IgG sentezinden söz edilir. Bu, multipl skleroz
tanısında yararlanılan önemli bir inceleme yöntemidir. Diğer infeksiyöz ve inflamatuvar MSS hastalıklarında saptanabilirse de bant paterninin değişmeden sebat etmesi multipl skleroz için
tipiktir. Bunların dışında, BOS’ta diğer Ig düzeylerinin ölçümü ve immunelektroforez
ile monoklonal Ig
artışlarının saptanması da mümkündür. Ayrıca spesifik antijenlere karşı
antikorların saptanması ve titrasyonu da yapılabilir.
KAYNAKLAR