N RORADYOLOJİ
zen MİNARECİ*, Serra SENCER*, Kubilay AYDIN*, Reha Tolun**
*İstanbul Tõp Fakltesi, Radiodiagnostik Anabilim Dalõ
**İstanbul Bilim niversitesi Tõp Fakltesi, Nroloji Anabilim Dalõ
Son gncelleştirme tarihi: 16.12.2009
Giriş
Tõp dallarõ ierisinde belki de
en hõzlõ değişen ve evrim geirenlerin başõnda radyoloji gelmektedir. Tõp
tarihinin gemişi ile karşõlaştõrõldõğõnda, radyolojinin yaklaşõk 100 yõllõk
bir tarih dilimi ierisinde kat ettiği gelişme ok byktr. Son 25 yõl iinde
yaşanan gelişmeler ise, bu konuyla uğraşan meslektaşlarõn bile takip etmekte
zorlandõklarõ ve hatta pek oğunun demode kalmasõna yol aan boyutta olmuştur.
Nroradyolojinin başlangõcõ
rntgen õşõnõnõn keşfini izleyen 1900Õli yõllarõn başlarõndaki kranyografi
incelemelerine dayanmaktadõr. Yalnõz kemiği gsteren kranyografi veya vertebra
grafileri beyin ve omurilik gibi yumuşak doku ve sõvõ ierikli yapõlarõ
değerlendiremez. Bu nedenle, yumuşak dokularõ değerlendirebilmek amacõyla
yntemler araştõrõlmaya başlanmõştõr. Dandy adõnda bir beyin cerrahõ 1918Õde pnmoensefalografiyi
tarif etmiştir. Bu yntemde lomber ponksiyonla 50-60 cc beyin omurilik sõvõsõ
fraksiyone boşaltõlarak yerine hava enjekte edilmesinden sonra, oturur
pozisyona alõnan hastada verilen hava ykselerek kafa iine ve foramen Magendie
yoluyla 4. ventrikle geer, ventrikl sistemini ve kortikal sulkuslarõ
rntgenogramlarda grnr hale getirir (negatif kontrast). Ventrikl ponksiyonu
yoluyla hava veya kontrast madde verilerek ekilen kranyografilere de ventriklografi
adõ verilmiştir. 1923Õde miyelografi kullanõlmaya başlanmõştõr.
Spinal kanal ve kanal ii patolojilerin araştõrõlmasõ amacõyla kullanõlan bu
yntem; dural kese ierisine verilen kontrast madde ile beyin omurilik
sõvõsõnõn radyoopak hale getirilmesi, bylece gerek spinal dural keseye
dõşardan basõlarõn, gerekse kanal ii anatomik veya patolojik yapõlarõn
oluşturduğu dolum defektlerinin değerlendirilmesiyle normal ve patolojik
yapõlarõn ayrõlmasõ esasõna dayanõr. Miyelografi ynteminde lomber ponksiyon
ile ( genellikle lomber veya ok nadiren servikal blgeden ) beyin omurilik
sõvõsõ ierisine kontrast madde verilir ve değişik pozisyonlarda (AP, lateral,
oblik, ayakta, yatarak, fleksiyon ve ekstansiyon pozisyonlarõnda) grafiler
alõnõr. Son 25 yõlda suda eriyen ve hemen tm 24 saat iinde vcuttan atõlan
kontrast maddelerle miyelografi yapõlagelmektedir. MRÕõn icadõyla miyelografi
indikasyonu ok azalmõştõr. MRÕda hasta yatar, miyelografide ise ayakta durumda
olduğundan, stabilite ile ilgili sorunlarda miyelografi ek bilgi
verebilmektedir.
Damarlarõ grntlemek amacõyla
da değişik teknikler kullanõlmaya başlanmõş, ancak, işlemin zor ve komplike
olmasõnõn yanõsõra kullanõlan kontrast maddelere bağlõ eşitli komplikasyonlar
gelişmiştir. 1952Õde Seldinger kateterizasyon tekniğinin bulunmasõyla serebral anjiyografi
ivme kazanarak en nemli vaskler grntleme tekniği haline gelmiştir.
1950Õlerde izotop sintigrafi beyin iin bir tarama testi olarak
kullanõlmõştõr. 1960Õlarda orta izgi yapõlarõndaki sapmalarõ belirlemede ultrasonografi,
ekoensefalografi adõyla uygulanmaya başlamõştõr. Pnmoensefalografi,
ventriklografi, miyelografi, anjiyografi, izotop sintigrafi ve
ekoensefalografi yntemlerinin hepsi beyin ve omuriliği doğrudan gstermeyen
tekniklerdir. Rntgen õşõnõnõn keşfiyle gelişen yukarda sayõlõ yntemler
nroradyolojiye byk katkõlar sağlamõştõr. Ancak bilgisayar teknolojisinin
tõbbõn hizmetine girmesi ve 1972Õde bilgisayarlõ tomografi
(BT)Õnin icadõ tõpta rntgen õşõnõnõn katkõlarõna benzer bir devrim
yaratmõştõr. EMI adõndaki mzik sektrnde retici bir İngiliz firmasõnda
bilgisayar mhendisi olarak alõşan Sir Godfrey HounsefieldÕin BTÕyi
keşfi kendisine 1978Õde Nobel Tõp
dln kazandõrmõştõr. BTÕnin
nroradyolojiye getirdiği devrim, kemiğin yanõ sõra yumuşak dokularõ da
grntleyebilmesidir. Dr. Damadian ve Lauterbur tarafõndan manyetik rezonans
grntleme (MR) tekniğinin keşfiyle, BTÕnin kazandõrdõklarõnõn ok daha
zerinde bir yumuşak doku grntleme yntemi kullanõma girmiştir.
Nroradyoloji, gnmzde ok
gelişmiş bir bilim dalõ haline gelmiştir. Tõbbi grntleme yntemlerinin hemen
hepsi, nroradyolojik değerlendirme amacõyla kullanõlmaktadõr.
zellikle son 20
yõldaki teknolojik gelişmelerden en ok elektronik ve bilgisayar alanõndakiler
tõpta yeni ufuklar amõştõr. Tm grntleme yntemlerinin temelini oluşturan
bu alanlardaki gelişmeler de doğal olarak radyoloji ve nroradyolojide ok
byk değişimlere ve gelişmelere yol amõştõr. Bunun sonucu olarak
nroradyoloji tanõ ve tedaviye ynelik ok işlevsel bir noktaya
ulaşmõştõr. Radyolojinin bir dalõ olarak gelişen bu bilim dalõ bnyesinde
eşitli grntleme yntemleri kullanõlarak tanõya ynelik alõşmalarõn
yanõsõra, hastalõklarõn tedavisine ynelik olarak pek ok girişim de
yapõlmaktadõr.
Nroradyolojik grntleme
amacõyla kullanõlan yntemler şunlardõr:
1-
Direkt radyografiler
2-
Ultrasonografi
3-
Bilgisayarlõ tomografi
4-
Manyetik rezonans grntleme
5-
Anjiografi
1. Direkt
Grafiler
a.
Kranyum Grafisi: Genellikle
PA ve lateral pozisyonlarda ekilen bu grafilerde kalvaryum, petroz kemik, paranazal
sinsler, kafa kaidesi ve kranyoservikal bileşkedeki kemik yapõlar kabaca
değerlendirilebilir. PA ve lateral pozisyon dõşõnda ok farklõ pozisyonlarda da
ekilebilen bu grafilerde rezolsyonun dşk olmasõ nedeniyle elde edilen
tanõsal bilgi kõsõtlõ olmaktadõr.
b.
Vertebral
Kolon Grafileri: Vertebral kolonun eşitli blmlerinin değişik
pozisyonlarda direkt grafi ile grntlenmesidir. Kemik yapõ dansitesinin
değerlendirilmesi, trabekler yapõnõn grlmesi, vertebral kolonu oluşturan
yapõlarõn dizilişinin grntlenmesi, vertebra pediklleri, intervertebral
foramenler, transvers oluşumlar, spinoz oluşumlar, interpedikler genişlik
değerlendirilmesi, listezis varlõğõ veya fraktr ve dislokasyon araştõrõlmasõ
ve değerlendirmesi amacõyla kullanõlõr.
i.
Servikal vertebra grafisi: AP,
lateral, sağ ve sol oblik pozisyonlarda ekilmelidir
ii.
Dorsal vertebra grafisi: AP ve
lateral pozisyonlarda ekilmesi genellikle yeterlidir
iii.
Lumbosakral vertebra grafisi: AP,
lateral, sağ ve sol oblik pozisyonlarda ekilmelidir.
Ayrõca; aranõlan patolojiye
zgn poz ve teknik parametre ayarlarõ kullanõlarak ekilen değişik grafiler
vardõr.
2.
Ultrasonografi
Yzeyden gnderilen yksek
frekanslõ ses dalgalarõnõn dokulardaki yayõlma, yansõma ve kõrõlma
zelliklerine gre, sonar cihazõ şeklinde algõlanarak grntye
dnştrlmesidir. Prenatal dnemde yapõlan ultrasonografik incelemelerde en
ok nem verilen ve dikkatle değerlendirilen blge, fetusun nral yapõlarõ
olmaktadõr. Serebral ve medller gelişimin bu dnemde en kolay
incelenebildiği grntleme yntemidir. Kemik yapõlarõn tamamen gelişmesi ve
ses ileti yollarõnõ kapatmasõ ile grnt kalitesi bozulmaktadõr. ocuk ve erişkindeki
kullanõm yerleri şunlardõr:
a. ocuklarda; medller kanalõn
iinin değerlendirilmesi, transfontanel yaklaşõmla serebral ve serebellar
parenkim, ventrikler yapõlar, konjenital anomali, intraserebral kanama gibi
yapõ ve patolojilerin incelenmesinde kullanõlõr.
b. Erişkin hastalarda; karotis
ve vertebral arter kan akõmõ değerlendirilmesinde ok yaygõn olarak kullanõlan
yntemlerden birisi de renkli Doppler ultrasonografi yntemidir. Bu
yntemle, damar duvarõnõn kalõnlõğõ, tabakalarõndaki kalõnlõk değişimleri, plak
/ diseksiyon varlõğõ, akan kanõn hõzõ ve debisi, akõmõn karşõlaştõğõ diren
gibi zellikler incelenebilmektedir. Başlõca kullanõm yerleri;
i. Karotis ve vertebral
arterlerin ekstrakranyal segmentlerinin değerlendirilmesinde,
ii.
zellikle subaraknoid
kanama gibi intrakranyal vazospazma yol aabilen durumlarda, intrakranyal kan
akõmõndaki değişimleri hasta başõ cihazlarla değerlendirebilmek amacõyla ( Transkranyal
doppler ultrasonografi ) (Ayrõca bakõnõz: İskemik inmede nrosonolojik
incelemeler)
3.
Bilgisayarlõ Tomografi ( BT )
BTÕ nin Fizik ve Temel Prensipleri
BT aletinde, rntgen tpnden
ince bir huzme halinde õkan õşõn hastanõn incelenecek dokusundan geerek
detektr sistemine ulaşõr. Bilgisayar, õkan õşõn (foton) miktarõnõ ve
detektrlere ulaşan miktarõ belirler. Arada eksilen foton miktarõ kafatasõ ve
beyni izgisel biimde bir utan diğerine geerken dokularõn tuttuğu miktardõr.
Tp ve detektrler 360 derece dnerek, varsayalõm, 1 derecelik aõlarla tarama
yapar. Bilgisayar bu taramalardan elde ettiği verilerle yaklaşõk her 1 mm3
hacimde ne kadar foton tutulduğunu hesaplar. Eğer o birim hacimde ok
foton tutulmuşsa alet ona beyazõmsõ bir gri tonu, az foton tutulmuşsa, siyahõmsõ
bir gri tonu verir.
rneğin kompakt kemik ok õşõn tuttuğundan beyaz, hava ok
az õşõn tuttuğundan tam siyah grnr. Yumuşak dokular da eşitli gri
tonlarõndadõr. Aletin mucidi HounsfieldÕin adõna dzenlenmiş bir skalada hava Š
1000, kompakt kemik + 1000, su sõfõr ve beyin yaklaşõk 35 Hounsfield nitesinde
bulunur. Hafif kalsifikasyon, +150, taze kan + 80, yağ- 100 Hounsfield nitesi
dolayõndadõr. Beyinle aynõ yoğunlukta, dolayõsõyla aynõ gri tonunda, grnen
lezyonlarõ Ņ izodensÓ olarak tanõmlõyoruz. Beyinden daha fazla õşõn
tutarak daha beyaz grnen lezyonlarõ Ņ hiperdensÓ, daha az õşõn tutarak
daha koyu gri grnenleriyse Ņ hipodensÓ olarak niteliyoruz.
İntraserebral taze hematom
hiperdens grnmyle beyaz olarak kolayca tanõnabilir. Taze kanamanõn
hiperdens grnts, ieriğindeki hemoglobin ve demir nedeniyledir (Şekil 1).
Haftalar ierisinde bu maddelerde oluşan lizis ve fagositoz nedeniyle grnt
zellikleri değişmektedir. Hematom eskidike beyazlõğõnõ kaybeder.
Hematom 3-4 haftalõk olduğunda izodens, daha da kronikleşerek sõvõlaştõğõ
dnemde ise hipodens grnr.
Şekil 1. BTÕde sol putaminal hiperdens akut (2. Gn) hematom.
Beyin infarktõ, akut dnemde
hafif hipodens, kronikleşerek sõvõlaşmaya doğru gittiği dnemde daha belirgin
hipodens, yani daha koyu gri tondadõr (Şekil 2). Beyin infarktõnõn
hipodensite kazanmasõ ve eşlik eden demine bağlõ kitle etkisinin (kortikal
sulkuslarda silinme gibi) belirmesi iin en az 4-5 saat gemesine ihtiya
vardõr.
Şekil 2. BTÕde sağ orta serebral arter alanõnda kronik infarkta bağlõ belirgin
hipodensite ve doku kaybõna sekonder sağ yan ventriklde genişleme. Sol orta
serebral arter alanõnda sağdakine oranla daha az hipodens subakut dnemde
infarkt.
BT ekiminde intravenz iyotlu
kontrast madde verme gereksinimi olabilir. Kontrast madde verilmesinin 3 amacõ
vardõr. Birincisi, beyinle izodens olduklarõndan fark edilemeyen kk metastaz,
tberkloz veya sarkoid granlomalarõ gibi bazõ lezyonlar kontrast madde
tutarak grnr hale gelirler. Patolojik dokunun kontrast madde tutmasõnõn
nedeni kan-beyin seddinin yõkõlmõş olmasõdõr. İkincisi, kontrastsõz ekimde
grnen bir lezyonun, kontrast madde tutup tutmamasõ ve tutma paterninin o
lezyonun natr konusunda daha fazla bilgi vermesidir (Şekil 3). ncs
ise damarlarõn kontrast madde tutarak grnr hale gelmesidir.
Şekil 3. Fronto-bazal yerleşimli meningioma. Sol taraftaki resimde kontrast
madde verilmeden nce alõnan BT kesitinde meningioma iinde hiperdens (beyaz)
kalsifikasyonlar iyi şekilde seiliyor.
Sağ taraftaki resimde ise
kontrast madde verildikten sonra alõnan kesitte meningioma homojen kontrast
tutarak sõnõrlarõ iyi grnr hale geliyor.
Gncel BT Uygulamalarõ
Bilgisayarlõ Tomografi (BT),
MRÕdaki tm gelişmelere karşõn gnmz nroradyoloji uygulamalarõ iindeki
nemli ve vazgeilmez yerini korumaktadõr.
zellikle son 15 yõl iinde gelişen
spiral BT ve ardõndan multidetektr (multislice) BT teknolojisi bu yntemin
vazgeilmez yerini perinlemiştir.
Yukarõda tanõmlandõğõ gibi
klasik uygulamada kesitler halinde grnt alan BT cihazlarõ gelişerek bilginin
hacimler halinde elde edildiği spiral ve multidetektr teknolojilere
ulaşõlmõştõr. Modern BT teknolojisi hastalarõn tetkiklerinin birka dakika
iinde tamamlanmasõna olanak sağlar. Yeni cihazlar ile yapõlan incelemelerde
yksek rezolsyonlu ok ince kesitler ile geniş vcut alanlarõ, ok kõsa sre
iinde taranõr. Bu hem daha mkemmel inceleme ve istenen planda ve dzlemde
rekonstrksiyona imkan sağlarken, hem de tetkikin hastalar tarafõndan ok daha
kolay tolere edilmesine olanak vermektedir.
BT, nrolojik bilimler alanõnda
alõşan tm hekimlerin gnlk pratiklerinde en sõk olarak istedikleri ve
yorumladõklarõ tetkiktir. Bu yntemin iyi bilinen avantajlarõ arasõnda hõzlõ ve
kolay, lkemiz şartlarõnda kolay ulaşõlabilir ve MRÕa gre ucuz bir tetkik
olmasõ yer alõr. BT ayrõca genel durumu bozuk ve yaşam destek birimleri ve
monitrlere bağlõ hastalarda da MRÕa gre avantajlõdõr.
Nroradyolojinin en ileri
tetkiki sayõlan MR ile karşõlaştõrõldõğõnda BTÕnin hõz ve genel durumu bozuk
hastaya uyum avantajlarõ yanõnda kalsifikasyon ve kemiğe olan hassasiyetinin
fazla olmasõ, akut subaraknoid kanamayõ daha iyi gstermesi gibi stnlkleri
de bulunmaktadõr. Akut intraparenkimal kanamada MR, hem kanamanõn kendisine
daha duyarlõ hem de evre tayininde daha başarõlõ olmakla beraber, hastanõn klinik
durumu genellikle BTÕnin tercih edilmesine yol aar. İnme, travma, nbet ve
etyolojisi bilinmeyen diğer akut nrolojik durumlarda BT genelde ilk tercihtir.
Yeni BT teknolojileri grnt kalitesine katkõlarõ yanõnda bu acil hasta
grubuna son derece hõzlõ grntleme yapõlabilmesi olanağõnõ da sunmaktadõr.
Uygun BT cihazõ ve yazõlõmõ
olan gelişmiş merkezlerde Ņmultimodal BTÓ uygulamasõ da yapõlabilir. Bu
uygulamada hasta BT cihazõna alõnarak ncelikle kontrastsõz incelemesi
yapõldõktan sonra aynõ seansta gerekirse BT-anjiografi, BT-venografi,
BT-perfzyon tetkikleri de eklenerek radyolojik tanõ aşamasõ son derece kõsa
srede ve etkin olarak tamamlanmõş olur. Travma olgularõnda ekim protokol
uygun olarak dzenlendiğinde beyin parenkiminin yanõnda kalvaryum, kafa tabanõ
ve yz kemikleri de incelenebilir. Yeni nesil cihazlarda bu inceleme ekim
sresinde artõşa yol amaz ve elde edilen bilgi daha sonra kemik yapõya ynelik
multiplanar ve boyutlu grntlerin uzak konsolda elde edilerek irdelenmesi
ile zenginleştirilir (Şekil 4). Bu incelemelerin tek seansta geniş
olarak yapõlmasõ, hastaya nroloji acil ekibinin yanõnda diğer yaralanmalara
ynelik olarak kulak burun boğaz, gz, plastik ve rekonstrktif cerrahi
ekiplerinin de erken mdahalesine olanak sağlayarak hastanõn prognozuna olumlu
katkõ sağlar.
Şekil 4. SSD (Shaded Surface Display) tekniği ile elde edilen
grntde kranyum
Spinal travmada da BT
vazgeilmez bir tetkiktir. Travma sonrasõ akut nrolojik defisit gelişen hastada
gerekirse kranyal inceleme ile aynõ seansta ve ok kõsa sre iinde tm omurga
taranarak, hastada potansiyel olarak tehlikeli bir pozisyon değişikliği
yapõlmasõna gerek kalmadan kemik yapõ incelenir, istenen (en sõk olarak
sagital, koronal) planda rekonstrksiyon yapõlabilir. Vertebralardaki kõrõklar,
dislokasyonlar ve spinal kanalda meydana gelen darlõk ve aõlanmalar bu yolla
saptanõrlar.
zellikle kranyal ve spinal blgeye olan kurşunlanma ve metal
cisimlerle olan yaralanmalarda vcut iinde kurşun ekirdeği veya metal
artõklar varsa hasta MRÕa giremeyeceğinden BT ile ok değerli bilgi edinilmiş
olur. Spinal BTÕde nral doku ve intradural mesafe ile ilgili bilgi edinilemez,
ancak akut travmada kemiğin durumunu grmek genellikle nral dokuya olan basõ
ile ilgili genel bir bilgi de sağlayacaktõr (Şekil 4).
Şekil 5. L4-L5 diski
seviyesinden geen 5 mm aralõklõ aksiyal BT kesitleri:
D: disk, F:
faset eklemi ve fasetler, S: intervertebral foramenden õkan hipodens yağ dokusu
iindeki spinal sinirler.
Spinal blge incelemesinde BT
belli durumlarda intratekal kontrast madde injeksiyonu sonrasõnda yapõlan
miyelografi tetkiki ile birleştirilerek BT-miyelografi biiminde
uygulanabilir. Bu tetkikte dural kese ierisinde opak kontrast madde de yer
aldõğõndan intradural anatomi; medlla spinalis ve sinir kklerinin durumu da
anlaşõlabilir. Miyelografi MRÕõn yagõnlaşmasõ ile az başvurulan bir tetkik
haline gelmiş olmakla beraber, BT ile birleştirildiğinde daha az kontrast injeksiyonu
gerektiren ve daha fazla bilgi veren bir yntem haline gelmiştir.
zellikle
MRÕa giremeyen ve MR bulgularõ ile klinik bulgularõn uyuşmadõğõ hastalarda
BT-miyelografi sõk olarak uygulanmaktadõr. BTÕnin multiplanar rekonstrksiyon
imkanõ BT-miyelografinin tanõ değerini ve indikasyonlarõnõ arttõrmõştõr.
BTÕdeki gelişmeler iinde cihaz
ve yazõlõmdaki yeniliklerin yanõnda kontrast maddelerdeki ilerlemelerden de sz
edilmelidir. BT kontrast maddeleri iyot ieren bileşiklerdir. Tiroid bezi de
iyot ieriği ile doğal olarak hafif hiperdens olan bir dokudur. Kontrast
maddeler klasik olarak intrakranyal infeksiyz, inflamatuar ve neoplastik
srelerde kan-beyin (nral doku) bariyerinin yõkõlmasõ sonucunda patolojinin
bulunduğu yerde toplanarak lezyonu daha belirgin hale getirirler. Aynõ şekilde
damar iindeki kontrast maddenin grntlenmesi BT-anjiyografinin (BTA)
esasõnõ oluşturur (Şekil 6-9).
Şekil 6. Sagital planda MIP (Multiple Intensity Projection
) tekniği ile elde edilen grntde anterior serebral arterler
Şekil 7. Aksiyal MIP grntde orta serebral arterler
Şekil 8. VRT (Volume Rendering Technique) tekniği ile yapõlan
rekonstrksyon sonrasõnda elde edilen grnt
Şekil 9. Curved Planar Grntleme tekniği ile yapõlan
rekonstrksyonla elde edilen grntde sol kommon karotis arter ve
internal karotis arter
BT-anjiyografi ile
intra ve ekstrakranyal arteryel ve venz yapõlar incelenir. Bu tetkik
intravenz iyotlu kontrast madde injeksiyonu sonrasõnda uygun zamanlama ile
damar ağacõnõn grntlenmesi esasõna dayanõr. MR ve dijital substraksiyon
anjiografiye (DSA)Õya gre daha ucuz ve hõzlõdõr. Tek uygulamada arkus aortadan
Willis poligonuna kadar tm damarlar grlr. Damar ağacõ boyutlu olarak
veya istenen planda grntlenebilir. Kemik yapõnõn damar ile ilişkisi
gsterilebilir. BTÕnin kalsifikasyona duyarlõlõğõ nedeniyle, rneğin karotis
stenozu olan hastalarda plağõn kalsifik ieriği anlaşõlabilir. Genel olarak BTA
ile karotis ve diğer intrakranyal damarlarda darlõk ve tõkanma, anevrizma,
vaskler malformasyonlar ve vaskler tmrler incelenir. Vaskler yapõlara
yakõn komşuluk gsteren lezyonlarda ise lezyon-damar ilişkisi ortaya konur. BT
venografi intra- ve ekstrakranyal venz yapõlarõ incelemede kullanõlõr. Burada,
venz yapõlarda darlõk, tõkanma, komşu vaskler malformasyonlar ve komşu
tmrlerle ilgi aydõnlatõlõr.
rneğin konveksitede sõka izlenen meningiomlarõn
dural sinslerle ve kafatasõ ile ilişkisi aynõ tetkikte kolayca anlaşõlabilir.
BTAÕdaki gelişmeler bu
incelemenin zellikle acil durumda tercih edilen, etkin ve gvenli bir tetkik
olmasõnõ sağlamõştõr. Bununla beraber, vaskler lezyonlarõn tanõsõnda kateter anjiyografisi
altõn standart olmaya devam etmektedir. Kateter anjiyografisi noninvazif
tetkiklerden farklõ olarak yalnõz tanõya değil, vaskler lezyonlarõn
endovaskler tedavisine de olanak sağlayan ok nemli bir yntemdir.
Yeni nesil BT cihazlarõ ile yapõlan
bir diğer tetkik ise BT-perfzyondur. Bu incelemede intravenz bolus olarak
verilen kontrast maddenin beynin mikrosirklasyonunda grntlenmesi yoluyla
parenkimdeki perfzyon değişiklikleri tespit edilebilir. Perfzyon azalmasõ
zellikle iskemik infarktlarõn erken dneminde nem taşõr. Akut nrolojik
bulgularla gelen ancak BTÕsinde kanama veya aşikar infarkt saptanmayan
hastalarda kranyal BTÕnin hemen ardõndan perfzyon incelemesi yapõlarak
hiperakut iskemi blgesi tanõnabilir ve hastanõn tedavisi hõzla dzenlenebilir.
Sonu olarak BT, nroradyolojik
incelemeler arasõnda en sõk istenen kolay, hõzlõ, yaygõn ve MRÕa gre ucuz bir
tetkiktir.
zellikle acil ve akut nrolojik olaylarda nemini korumaktadõr.
Yeni BT teknolojileri bu tetkikin hõz ve anatomik zmleme gcn arttõrmõş ve
multiplanar ve boyutlu rekonstrksiyonlar, BT anjiyografi ve BT perfzyon
gibi tetkiklerin yapõlmasõna zemin oluşturmuştur.
4.
Manyetik Rezonans (MR) Grntleme
MRÕnin Temel Prensipleri
MR (manyetik rezonans),
dokularõn intrensek fiziko-kimyasal zelliklerinden yararlanarak grntler
oluşturur. MR aleti radyo dalgalarõnõn giremeyeceği bakõrla evrili bir alan
iinde yer alan gl bir mõknatõs ierir. Gnmzn en yaygõn MR
aletlerinin mõknatõs gc 1,5 TeslaÕdõr. Bununla birlikte 3 veya 4.6
Tesla gibi yksek manyetik alan gcne sahip cihazlar zellikle fonksiyonel MR
(fMRI), MR spektroskopi (MRS) gibi incelemelerde tercih edilmektedir.
MR cihazõ vcuttaki hidrojen atomlarõndan alõnan enerji sinyallerini
kullanarak grnt oluşturur. Hidrojen atomunun ekirdeğinde tek bir proton
olduğundan +1 elektrik yk ierir ve bu nedenle manyetik alan iinde bir
mikromõknatõs gibi davranõr. Doğal koşullarda vcuttaki hidrojen atomlarõ
gelişigzel değişik ynlerde vektrler oluşturur. Kişi MR aletine girdiğinde
hidrojen atomu vektrleri aletin ana mõknatõsõnõn oluşturduğu gl vektr ile
aynõ ynde birbirlerine paralel dizilirler. Hidrojen atomlarõnõn bir topa
hareketi, yani belirli bir frekansta dnme hareketi vardõr. Aynõ ynde dizili
bu atomlara, dõşardan onlarõn doğal frekansõnda kõsa sreli bir radyo dalgasõ
gnderildiğinde, bu Ņ rezonansÓ nedeniyle hidrojen atomlarõ gnderilen bu
enerjiyi abzorbe ederek, gnderilen enerji miktarõ ile belirlenebilecek
bir derecede yn değiştirirler. Bunun ardõndan termal faktrler ve proton Š
proton ilişkileri gibi temel fizik nedenlerle hidrojen atomlarõ yklendikleri
enerjiyi zaman iinde kaybederek eski vektrsel konumlarõna dnerler. Bu sõrada
verdikleri enerji sinyallerinden MR grntleri oluşur. Vcuttaki diğer
atomlardan da MR grntleri oluşturmak mmkndr. Ancak, vcutta en fazla
bulunan ve giromanyetik oranõ yksek olan hidrojenden daha fazla enerji sinyali
alõnabilmesi nedeniyle, daha kaliteli MR grnts oluşturmak amacõyla hemen
daima hidrojen tercih edilir.
Kalp pili, koklear implant ve
intraokler metalik yabancõ cisimler MR aletine girmede kesin kontrindikasyon
oluştururlar. Manyetik alan iine giren kalp pilinde indksiyon ile
oluşan elektrik akõmlarõ pilin dzenli alõşmasõnõ engeller. MR
grntlemenin fets zerine zararlõ etkisi gsterilmemiş olmakla
birlikte, hamilelerin ilk ayda (organogenez dneminde), tõbbi aõdan yksek
dzeyde indikasyon yoksa, MR incelemesine alõnmamalarõ tercih edilir.
MRÕnin Nroradyolojide Kullanõmõ
MR grnts de, BTÕdeki gibi,
siyah ile beyaz arasõndaki gri tonlardan oluşur (Şekil 10-12).
Beyin MRÕsinde beyin dokusuyla aynõ şiddette enerji sinyali alõnan ve
dolayõsõyla aynõ gri tonda grnen dokular Ņ izointensÓ , daha fazla
sinyal alõnarak daha beyaz grnenler Ņ hiperintensÓ, daha az sinyal
alõnarak daha koyu gri grnenler ŅhipointensÓ olarak tanõmlanõr.
Şekil 10. Solda T1 ağõrlõklõ MR kesitinde beyaz madde ve gri madde
gerek anatomideki gibi grnyor. Sağda T2 ağõrlõklõ kesitte BOS beyaz, beyaz
madde ise gri maddeye oranla, gerek anatomidekinin tersine, daha koyu gri
izleniyor.
Şekil 11. Travmaya bağlõ D12 vertebra kme fraktr. T1 ağõrlõklõ
sagital kesitte D12 korpusunda kme, hipointens grnm ve dorsal kifoz. Bu
seviyede medulla spinalisin ortasõnda miyelomalaziye bağlõ hipointens
kavitasyon (ok).
Şekil 12. T2 ağõrlõklõ
lomber sagital kesitlerde radiksler her seviyede iyi seiliyor.
MR ekiminde, bazõ ekim
parametrelerini değiştirerek (rneğin radyo dalgalarõnõn gnderilme zaman
aralõklarõ, enerji sinyallerinin llme zamanlarõ gibi) farklõ grnmlerde
değişik sekanslar elde etmek mmkndr. Temel MR sekanslarõnõ T1 ağõrlõklõ,
proton yoğunluklu ve T2 ağõrlõklõ gibi sayabiliriz. T1
ağõrlõklõ ekimlerde beyin-omurilik sõvõsõ (BOS) siyah, proton yoğunluklu
ekimlerde gri, T2 ağõrlõklõ ekimlerdeyse beyaz grlr. Lezyonlar, genelde,
proton yoğunluklu ve T2 ağõrlõklõ sekanslarda Ņ hiperintensÓ, T1 ağõrlõklõ
sekanslardaysa Ņ hipointensÓ tir (Şekil 10). Temel sekanslarõn yanõnda beyin
omurilik sõvõsõ gibi sõvõlarõ baskõlayõp, sõvõlarõn hipointens grnmesini
sağlayan sekanslar mevcuttur (Fluid attenuated inversion recovery; FLAIR gibi)
(Şekil
13,14) .
Şekil 13.
Bazal ganglionlar dzeyinden geen aksiyal planda elde edilmiş FLAIR sekansõnda
bir MR grnts. Ventrikl ve sulkuslar iindeki beyin omurilik sõvõsõ
hipointens olarak izleniyor.
Şekil 14. Proton yoğunluklu kesitte sağ temporal lob
antero-medialini tutan, herpes ansefaliti iin tipik hiperintens lezyon.
Su baskõlayan bu sekanslar
zellikle kortikal lezyonlarõn değerlendirilmesinde kullanõlõr. Benzer şekilde
yağ ieren dokularõ baskõlayõp hipointens grnmesini sağlayan sekanslar yağ
dokusu ieren meduller kemik, orbita, boyun grntlemelerinde tercih
edilmektedir.
Hematomalarõn grnm, MR
aletinin mõknatõs gc, uygulanan sekans ve hematomanõn yaşõyla değişkenlik
gsterir. Hiperakut (1-2 saatlik) hematoma (oksihemoglobin) T1
ağõrlõklõ sekansta izointens, T2 ağõrlõklõ sekansta hiperintenstir. Akut
hematoma (deoksihemoglobin) T1 ağõrlõklõ sekansta izointens, T2Õde
hipointenstir. Erken subakut hematom (methemoglobin) T1Õde periferden başlayan
hiperintensite, T2Õde ise hipointensite gsterir. Ge subakut hematom T1Õde ve
T2Õde hiperintenstir. Kronik hematomda T2Õde hiperintensite evresinde
hemosiderin birikimine ait hipointens (siyah) halka grlr. Kanama odağõnõ
ieren dokuya gre de hematomun progresyonu farklõlõk gsterebilir.
rneğin,
tmr dokusu iine olan kanamalarda deoksihemoglobin fazõndan, methemoglobin
fazõna geiş normal beyin dokusu iindeki bir hemotoma gre ok daha ge olur.
Bu aõklamalardan anlaşõlacağõ zere hematomalarõn MR grnmleri eşitli
faktrlere bağlõ olarak ok karmaşõk ve değişkendir.
MRÕda, BTÕden farklõ olarak, gadolinium
ieren paramanyetik bir kontrast madde kullanõlmaktadõr. İyotlu kontrast
maddelere oranla gadoliniumun alerjik reaksiyonlara yol ama riski ok daha
dşktr. Gadolinium BTÕdeki iyotlu kontrast maddelerde olduğu gibi kan-beyin
seddinin yõkõk olduğu patolojik dokulara geer. Gadolinium verildikten sonra
yalnõzca T1 ağõrlõklõ sekanslar uygulanõr. Kontrast maddeyi tutan lezyonlar
T1-ağõrlõklõ MR grntlerinde hiperintens grnm kazanõr. Dşk dereceli
glial tmrler haricindeki tmral lezyonlar, metastatik tmrler,
infeksiyonlar (menenjit ve ensefalit), akut dnemdeki demiyelinizan lezyonlar,
subakut dnemde infarktlar kontrast madde tutulumu gsterirler. Lezyonun
kontrast madde tutulumu gstermesi, lezyonun ayõrõcõ tanõsõnda kullanõldõğõ
gibi, primer beyin tmrlerinde lezyonun derecesini (grade) tanõmlamada da
kullanõlabilir. Genellikle kontrast madde tutulumu gsteren tmrler yksek
dereceli histopatolojiye sahiptir (Bu genellemeye uymayan durumlar vardõr.
rneğin, pilositik astrositom dşk dereceli bir glial tmr olmasõna rağmen
yoğun kontrast madde tutulumu gsterir).
MR ve BT kesitsel makroskopik
anatomiyi canlõda gzler nne seren tekniklerdir. MRÕõn BTÕye bir stnlğ
statik morfolojinin yanõ sõra fizyolojik bilgiler ieren fonksiyonel
grntler de verebilmesidir.
rneğin, fonksiyonel MR incelemesi (fMRI), belirli
bir aktiviteyi yneten beyin blgesinin haritalanmasõ iin kullanõlan
incelemedir. Belirli bir fonksiyonu yneten blge aktive olduğu zaman bu
blgeye giden serebral kan miktarõ artõş gstermekte, bu da bu blgedeki
damarlar iindeki oksihemoglobin/deoksihemoglobin oranõnõ değiştirmektedir. Bu
orandaki değişim MR grntleme ile tespit edilebilmektedir (Şekil 15,16).
Şekil 15.
Konuşma merkezini haritalamak amacõ ile elde edilmiş fonksiyonel MR grnts.
Sol inferior frontal girusta (Broca blgesi) istatistiksel anlamlõ aktivasyon
izleniyor.
Şekil 16. Sağ
el motor korteksini haritalamak amacõ ile elde edilmiş fonksiyonel MR
grnts. Sol presantral girusta istatistiksel olarak anlamlõ aktivasyon
izlenmektedir. Sarõ renkle kodlanmõş alan sağ eli kontrol eden motor korteks
blgesidir.
Diğer bir fizyolojik MR
grntleme tekniği olan MR spektroskopi (MRS) ile dokularõn
kimyasal ieriklerinin analizi yapõlabilmektedir. N-asetil aspartat (NAA),
kreatin (Cr), kolin (Cho), miyoinositol (mI) MR spektroskopi ile tespit
edilebilen major nrometaboliterdir (Şekil 17).
Şekil 17. Normal beyin dokusunda elde edilmiş MR spektroskopi
rneği.
NAA, MRS incelemesinde bir
nro-aksonal işareti olarak kabul edilir. Nro-aksonal fonksiyon ve sayõsõ ile
NAA konsantrasyonu arasõnda doğru orantõlõ bir ilişki olduğu bilinmektedir.
Miyoinositol ise astrosit işaretisi olarak kullanõlõr. Doku iinde astrosit
sayõsõnõ artõran patolojiler (astrositom, ensefalitler, subakut-kronik
demiyelizan plaklar gibi) MRSÕde miyoinositol konsantrasyonunda ykselişe neden
olur. Kolin, hcre zarõnda ve miyelinin yapõsõnda bulunan bir nrometabolittir.
Bu nedenle, hcre proliferasyonu (neoplastik hastalõklar) veya miyelin yõkõmõna
neden olan (demyelinizan hastalõklar) patolojiler kolin dzeyinde belirgin bir
artõşa neden olur.
Şekil 18a.
Beyin tmrl bir hastanõn aksiyal T2-ağõrlõklõ MR grnts. Sağ frontal
parasagital alanda ara intensitede intra-aksiyal yerleşimli kitle ve evresinde
hiperintens dem alanõ izlenmektedir. MR spektroskopi incelemesi yapmak amacõ
ile kitle zerine MR spektroskopi kutucuğu yerleştirilmiştir.
Şekil 18b.
Kitleden elde edilmiş MR spektroskopide kolin konsantrasyonunda ok belirgin
bir artõş, NAA konsantrasyonunda ise belirgin dşş izlenmektedir. 0.6-1-7 ppm
aralõğõnda yerleşmiş pikler, kitle iinde gelişmiş nekrozu ve anaerobik solunum
sonucu artmõş laktat/lipid metabolitlerini gstermektedir.
Kreatin, dokunun enerji
depolarõnõn işaretisi olarak kabul edilir. Genellikle patolojilerde kreatin
konsantrasyonun belirgin bir değişim olmaz (kreatin eksikliği gibi ender
durumlar haricinde). Bu nedenle diğer metabolitlerin dzeylerindeki
değişimler, kreatin dzeyi baz alõnarak hesaplanõr. Normal bir beyin dokusundan
yapõlan MRS incelemesinde laktat izlenemez. Anaerobik solunumu doku
iinde artõran iskemi, yksek dereceli tmr, ensefalit gibi patolojilerde
laktat konsantrasyonu MRS ile saptanabilir dzeye õkabilir.
Nrometabolitlerin beyin dokusu iindeki konsantrasyonlarõ, incelenen blgeye,
hastanõn yaşõna gre de değişim gsterebilmektedir.
rneğin, beyinsapõ,
serebral kortekse gre daha yksek kolin konsantrasyonu ierir. Yenidoğanõn
beynindeki kolin ve miyoinositol konsantrasyonu erişkin bir insana gre ok
daha yksektir.
MRS nrolojik hastalõklarõn
ayõrõcõ tanõsõnda, tmral patolojilerin derecelendirilmesinde ve tedavi
sonrasõ takibinde kullanõlmaktadõr. MR spektroskopi incelemesi metabolik ak
madde hastalõklarõnda ayõrõcõ tanõ iin de kullanõlmaktadõr.
rneğin, Canavan
hastalõğõnda MR spektroskopide NAA dzeyinde artõş izlenir ve bu bulgu
morfolojik MR bulgularõ ile birlikte değerlendirildiğinde tanõsal değer taşõr.
L2-hidroksiglutarik asidride 2.02-2.4 ppm aralõğõnda ak maddede biriken
L2-hidroksiglutarik asid metabolitlerinin oluşturduğu pikler izlenir (Şekil 19).
Şekil 19a.
L2-hidroksiglutarik asidri tanõlõ bir hastanõn aksiyal T2-ağõrlõklõ beyin MR
grnts. Subkortikal akmadde ve bazal ganglionlarda patolojik intensite
artõşõ izlenmektedir.
Şekil 19b.
Hastanõn bazal ganglionundan elde edilmiş MR spektroskopide 2.02-2.4 ppm
aralõğõnda yerleşmiş metabolitlerin dzeyinde belirgin artõş dikkat
ekmektedir.
Difzyon MR
tekniğiyle dokudaki su molekllerinin hareketlerinden etkilenen
grntler elde edilir. Difzyon MR grntlerinde dokunun intensitesi (dokudan
alõnan sinyalin gc) dokudaki molekllerin difzyon hareketlerinin miktarõ ile
belirlenir. Dokudaki molekllerin difzyon hareket hõzõ ve miktarõnõ azaltan
durumlar (sitotoksik dem gibi), difzyon MR grntlerinde dokunun daha
hiperintens grnmesine neden olurlar. Dokudaki molekllerin difzyon
hareketlerini hõzlandõran durumlar ise (interstisyel dem gibi) dokunun
hipointens olarak izlenmesine eden olur. Sitotoksik demi hõzlõ ve spesifik
şekilde tanõmlayabilmesi nedeniyle difzyon MR grntleme zellikle iskemik
hastalõklarõn erken tanõsõnda kullanõlõr. Kan akõmõ azalõp, iskemik kalan
dokudaki hcre zarlarõndaki Na/K pompasõ azalan enerji rezervi nedeniyle
alõşamaz duruma gelir. Hcre zarõndaki Na/K pompalarõnõn alõşmamasõ hcre
sitoplazmasõ iinde su birikmesine (sitotoksik dem) neden olur. Difzyon MR
grntleri iskemik dokuda gelişen bu sitotoksik demi ok erken dnemde (20-30
dakika iinde) saptayabilmektedir (Şekil 20).
Şekil 20a. Difzyon ağõrlõklõ aksiyal MR grntsnde sağ
serebellar hemisfer ve sağ hipokampusta gelişmiş akut infarktõn oluşturduğu
kõsõtlanmõş difzyon hiperintens olarak izleniyor.
Şekil 20b.
Hastanõn difzyon katsayõ haritasõnda akut infarkt alanõ hipointens grnmde
izleniyor. Difzyon katsayõ haritasõnda lezyonun hipointens olmasõ difzyon
ağõrlõklõ MR grntlerindeki sitotoksik demi teyit etmektedir.
İskemik dokuda, difzyon kõsõtlamasõ
gelişmesinin geri dnşmsz bir sre olduğu kabul edilir (Şekil 21).
Yani iskemik dokuda difzyon MR bulgularõ gelişmiş ise doku iinde infarkt
geliştiği kabul edilir.
Şekil 21a.
Ani afazi gelişen hastanõn T2-ağõrlõklõ MR grntsnde sol inferior frontal
girus ve insular korteks n blmnde hiperintens lezyon izleniyor.
Şekil 21b.
Hastanõn difzyon ağõrlõklõ grntlerinde aynõ blgede kortikal infarkt
(sitotoksik demin oluşturduğu kõsõtlanmõş difzyon) izleniyor.
İnfarkt gelişen dokuda ilk saat
iinde difzyon MR ile tespit edilebilen sitotoksik demin şiddeti infarkt
gelişiminin 2-3 gnnde en yksek dzeye ulaşõr. Bu nedenle infarkt dokusun
difzyon MR grntlerinde intensitesi 2-3 gnde en parlak dzeye ulaşõr.
Subakut dnemde doku iinde yavaş yavaş gelişen interstisyel dem 10-14 gn
civarõnda doku iindeki sitotoksik demi dengeler ve infarkt dokusu difzyon
grntlerinde grnmez hale gelir (psdo-normalizasyon dnemi). İkinci
haftadan sonra infarkt dokusundaki interstisyel dem daha baskõn hale gelir. Bu
nedenle ge subakut ve kronik dnemde infarkt dokusu difzyon MR grntlerinde
hipointens olarak izlenir.
Perfzyon MR
tekniğiyle beynin kanlanma miktarõnõ gsteren grntler elde
edilebilmektedir (Şekil 22). Beyin dokusunun kanlanmasõnõ azaltan (iskemi) veya
artõran (yksek dereceli glial tmrlerde anjiogenez) durumlar tespit
edilebilmektedir. İskemik hastalõklarda difzyon ve perfzyon MR bulgularõ
kullanõlarak henz infarkt gelişmemiş ancak risk altõndaki doku (penumbra)
tanõmlanabilmektedir. Perfzyon MR grntlerinde hipoperfzyon bulgularõ
gsteren ancak difzyon MR grntlerinde henz sitotoksik dem gelişmemiş
alan, penumbra dokusu olarak kabul edilir (Şekil 23).
Şekil 22. Perfzyon ağõrlõklõ MR haritasõ. Sarõ-yeşil alanlar
serebral kan akõmõnõn daha fazla olduğu kortikal blgeleri temsil ediyor. Kan
akõmõnõn olmadõğõ ventrikller siyah olarak izleniyor.
Şekil 23a. Sol hemiparezisi olan hastanõn difzyon ağõrlõklõ MR
grntsnde sağ korona radiata blgesinde orantõsal olarak kk bir infarkt
izleniyor.
Şekil 23b. Hastanõn
perfzyon ağõlõklõ MR grntsnde sağ frontal ve parietal blgelerde geniş bir
perfzyon azalmasõ hiperintens olarak izleniyor. Hastanõn sağ serebral
hemisferinde (orta serebral arter sulama sahasõnda) henz infarkt gelişmemiş
(difzyon sekansõnda normal grnen) ancak perfzyonu azalmõş (perfzyon MR
sekansõnda hiperintens grnen) geniş bir penumbra blgesi mevcut.
Penumbra alanõnõn geniş olduğu
hastalarda erken dnemde tromboliz uygulanarak infarkt riski ortadan kaldõrõlmaya
alõşõlõr. Bazõ bilimsel alõşmalarda difzyon MR grntlerinde sitotoksik
demin belirli bir dzeyin altõnda kaldõğõ durumlarda intra-arteryal
trombolizle difzyon bulgularõnõn geri dnebildiği bildirilmiştir.
5. Anjiografi
Anjiografi terimi damar resmi
anlamõnõ taşõmaktadõr. Vcudumuzdaki damarlarõ grntlemek amacõyla değişik
yntemler kullanõlmaktadõr. Bunlarõn başlõcalarõ; ultrasonografi, Doppler
ultrasonografi, bilgisayarlõ tomografi ve bilgisayarlõ tomografi anjiografi
(BTA), manyetik rezonans grntleme ve manyetik rezonans anjiografidir (MRA).
Ancak, bu yntemlerin ne denli başarõlõ olduklarõ, dijital substraksiyon
anjiografi (DSA) adõ verilen ve damarõn ierisine kontrast maddenin direkt
olarak verilmesiyle elde edilen grntleme tekniğine ne denli yakõn bulgular
verdikleri ile değerlendirilir. Bu nedenle DSA, gnmzde damar grntlenmesi
amacõyla kullanõlan yntemler arasõnda Ņaltõn standartÓ olarak kabul
edilmektedir.
Vcuttaki her organõn yaşamõnõ
srdrebilmesi ve işlevini yerine getirebilmesi iin damara gereksinimi
vardõr. Bu gereksinim nedeniyle her organõn kendisine zg arter ve venleri
olduğundan tm organlarõn anjiografik olarak incelenmesi mmkndr. Arterlerin
grntlenmesine arteriografi, venlerin grntlenmesine ise venografi
adõ verilmektedir. Nroradyolojide kullanõlan anjiografi terimi genellikle
arteriografi iin kullanõlmaktadõr ve başlõca aşağõdaki isimlerle tanõmlanõr:
Dijital Substraksiyon Anjiografi (DSA) Tekniği
İncelenmesi istenen damarõn
ierisine kateter adõ verilen ve genellikle 4 Š 7 F apõnda (1 F = 1/3 mm)
plastik alaşõmlõ yumuşak ve kõvrõlabilen bir tp ile girilerek kontrast
madde verilmesi esasõna dayanõr. Anjiografi amacõyla damara girmek iin en sõk
kullanõlan yol femoral arter ponksiyonudur. Femoral arterlerin tõkalõ olmasõ
halinde aksiller arter, brakial arter veya direkt karotis arter ponksiyonu
yapõlabilir. Ponksiyonla girilen yere ŅintroducerÓ adõ verilen ve dõşarõdaki
ucunda tek ynl valfi olan bir tp yerleştirilir. Bu tp, inceleme sõrasõnda
gerek kateterlerin değiştirilmesi ve gerekse başka amalarla damara tekrar
tekrar girilmesi gereken durumlarda ponksiyona gerek kalmaksõzõn damar iine
ulaşma yolu grevini grr. Bu tp ierisinden damar iine sokulan kateterin
ucunda inceleme yapõlacak damarõn seyrine uygun bir şekil vardõr. Kateter ve
ierisindeki kõlavuz tel, anjiografi cihazõnda X-õşõnõ kullanõlarak gerek
zamanlõ olarak izlenerek (floroskopik olarak) incelenecek damarõn proksimaline
kadar ulaşõlõr. Kateteri uygun şekilde evirerek distal ucu damarõn iine
yerleştirilir ve kõlavuz tel yardõmõ ile ilerletilir. Bu aşamada, damarõ grmek
istediğimiz pozisyonda iken kateter ierisinden rntgen kontrast madde
verilerek sõk aralõklarla resim ekilir. DSA teknolojisinde kontrast
madde verilmeden nce resim alõnmaya başlanõr ve bu dnemde alõnan grntler,
kontrast madde damar iine geldiği zaman alõnan grntlerden bilgisayar
yardõmõ ile õkartõlõr. Bunun sonunda, elde edilen grntlerde sadece
damar ierisindeki kontrast madde grlr. Kemik ve diğer yapõlarla
sperpozisyon olmadõğõ iin yksek rezolusyonlu grnt elde edilmesinin
yanõsõra dşk dozda kontrast madde kullanõmõ yeterli olmaktadõr (Şekil 24).
Şekil 24a . Normal serebral anjiografi ( internal karotis arter
A-P projeksiyonda )
Şekil 24b. Normal serebral anjiografi ( internal karotis arter
lateral projeksiyonda )
Anjiografik grntler,
damarlarõn kontrast madde ile dolma dnemlerine bağlõ olarak arteryel faz,
parenkim fazõ ve venz faz olmak zere değişik faz hakkõnda bilgi verir.
Anjiografi İndikasyonlarõ
MRA ve BTA tekniklerinin gelişmesi ile DSA indikasyonlarõ eski dnemlere oranla daha sõnõrlanmõştõr. Gnmzde DSA incelemesi aşağõda belirtilen durumlarda uygulanmaktadõr:
Yukarõda sayõlan indikasyonlar arasõnda acil olarak kabul edilenler ise şunlardõr:
Girişimsel
Nroradyoloji
Endovaskler yolla (anjiografi tekniği kullanõlarak) veya perktan girişimlerle yapõlan tedavileri ierir. Bu uygulamalarõn başlõcalarõ şunlardõr:
Şekil 25a. Anterior kommunikan arter anevrizmasõ (sağ internal
karotis arter injeksiyonu ( A-P) Şekil 25b. anterior
kommunikan arter anevrizmasõ, endovaskler yolla embolizasyon sonrasõ
Şekil 26: Sağ frontal
arteriovenz malformasyon (AVM ), Şekil26a. sağ internal karotis arter A-P projeksiyonda. Şekil26b. sagital planda kranyal MR incelemesinde AVMÕ nin
grnm, Şekil26c.
AVMÕ nin endovaskler yolla embolizasyonu sonrasõnda internal karotis arter
injeksiyonu. AVM nidusu ierisine mikrokateterle ulaşõlarak N-butil siyanoakrilat
injeksiyonu yapõlõr. İnjeksiyon sõrasõnda siyanoakrilatõn polimerize olarak
donmasõ sonucunda anormal arteriyovenz şantlar tamamen ve kalõcõ olarak
kapanmaktadõr.
Şekil 27. Spinal arteriovenz malformasyon (AVM): progresif paraparezi
yakõnmasõ ile başvuran 17 yaşõndaki hastanõn spinal anjiografisinde sol T-9
segmental arterden beslenen intrameduller AVM saptandõ.
Şekil 27a. Besleyici arterin
selektif injeksiyonunda AVM nidusu (ok) izleniyor,
Şekil 27b. Ge fazda nidus drenajõnõn epidural venlerle kaudal
ynde olduğu izlenmekte (oklar),
Şekil 27c. Embolizasyon sonrasõnda AVMÕnin total olarak tõkalõ
olduğu izlenmektedir. Embolizasyon tekniği: T-9 segmental artere yerleştirilen
kõlavuz kateter ierisinden 1.2 F (0.4 mm) aplõ mikrokateter ile superselektif
olarak nidus ierisine ulaşõlarak N-butil siyanoakrilat injeksiyonu yapõlmõştõr.
Şekil 27d. Embolizasyon
sonrasõ erken dnem sagital plan MR incelemesinde lezyon lokalizasyonu
izlenmektedir. Lezyonun alt ve st blmlerinde venz hipertansiyon ve
deme sekonder olarak medlla spinalisin hiperintens grnm izleniyor.
į
İntrakranyal arteriovenz fistl embolizasyonu : fistl dzeyine mikrokateter ile
ulaşõlarak değişik sõvõ ajanlar veya metal tel sarmallar kullanõlarak hasta damarõn
ii ve arteriovenz bağlantõlarõn kapatõlmasõ sağlanabilir.
į
İntrakranyal arteryel stenoz tedavisi (perktan translminal
anjioplasti Š stent uygulamasõ) (Şekil 28)
Şekil 28. Sol vertebral arter intrakranyal segmentte ileri derecede
darlõk olan hastanõn anjiografik incelemesi:
Şekil 28a. Sol vertebral arterin oblik projeksiyonda incelemesinde
% 95 darlõk grlmektedir.
Şekil 28b. Bu segmente stent yerleştirilmesi sonrasõnda lumen
apõnõn normale dndğ izlenmektedir.
į
İntrakranyal vazospazm tedavisi: spazm dzeyine mikrokateter ile ulaşarak
lokal intra-arteryel vazodilatatr ila uygulanmasõ, perktan transluminal
anjioplasti yapõlmasõ
į
Akut tromboembolik olaylarda
į
Lokal intra-arteryel fibrinoliz uygulanmasõ (Bu uygulamanõn ilk
saatlerde yapõlmasõ gerekmektedir.)
į
İntrakranyal veya ekstrakranyal hipervaskler tmrlerin preoperatif
veya palyatif tedavisi (meningiom, glomus tmr, juvenil nazofaringeal
anjiofibrom, hemanjioperisitom, vb. )
į
Baş Š boyun ve kafa kaidesi tmrlerinde karotis ve vertebral
arterlerin invazyonu halinde, cerrahi girişim sõrasõnda bu arterlerin de
rezeksiyona dahil edilip edilemeyeceklerini belirlemek amacõyla balon test
oklzyonu
į
Karotis arterler, vertebral arterler ve subklavian arterlerde saptanan
stenotik segmentlerin perkutan transluminal anjioplasti ve stent uygulanarak
rekanalizasyonu (Şekil 29)
Şekil 29. Karotis arter
stenozu: a. carotis communis, karotis bifurkasyonu, a.carotis interna ve
a. carotis eksterna dallarõnõ birlikte inceleyebilmek amacõyla a. carotis
communis kateterize edilirek kontrast madde injeksiyonu yapõlõr.
Şekil 29a. Sağ a. carotis communisÕin
lateral projeksiyonda incelenmesi: a. carotis communis n duvarõnda hemodinamik
etkisi olmayan yzeyel plak izlenmektedir. Karotis bifurkasyonu ve internal
karotis arter proksimalinde ileri derecede stenoz grlmektedir.
Şekil 29b. İnternal karotis arter proksimalindeki darlõğa balon
anjioplasti uygulanmasõndan sonra (bu blgeye yerleştirilecek stenti dar
segmentten geirebilmek amacõyla predilatasyon yapõlmõştõr)
Şekil 29c. A. carotis communis distali, karotis bifurkasyonu ve
internal karotis arter proksimaline stent yerleştirilmesi sonrasõnda yapõlan
anjiografik incelemede dar segmentin normal apõna genişlediği izlenmekte
olup belirgin hemodinamik dzelme grlmektedir.
į
Hipervaskler baş Š boyun tmrlerinin preoperatif embolizasyonu
į
Baş Š boyun blgesi, maksillofasiyal ve kalvarial yerleşimli vaskler
malformasyon veya hemanjiomlarõn tedavisi
į
Kontrol edilemeyen epistaksis olgularõnda selektif olarak sfenopalatin
arter embolizasyonu yapõlmasõ
į
Spinal arterio-venz malformasyon veya fistllerin embolizasyonu
į
Vertebral veya paravertebral yerleşimli tmr ve hemanjiomlarõn embolizasyonu
į
Osteoporoz nedniyle vertebra korpus kompresyon kõrõklarõnda
vertebroplasti.
Nroradyolojide
Multidisipliner Yaklaşõm
Yukarõda anlatõldõğõ zere
elektronik, bilgisayar, metalurji ve bilişimin son zamanlardaki baş dndren
gelişimi byk lde nroradyolojik uygulamalara yansõmõştõr. Hastalõklara
doğru tanõ konulabilmesi ve en az riskli tedavi yntemlerinin kullanõlmasõ
iin, değişik tõp dallarõ ile nroradyologlarõn ok yakõn bir işbirliği
ierisinde alõşmalarõ gerekmektedir. Gerek doğru tanõnõn en kõsa srede
gvenle konulabilmesi, gerekse tedavinin doğru ve kolay uygulanabilmesi iin
klinisyen Š nroradyolog işbirliği şarttõr. Nroradyolojiden yararlõ bilgiler
alõnabilmesi iin hastanõn klinik ve laboratuar bilgilerinin paylaşõlmasõ ve
buna gre inceleme yntemlerinin seimi ve modifikasyonu ok nemlidir.
Bu nedenle, aktif nroradyoloji departmanlarõnõn gnlk alõşma programlarõnda
multidisipliner toplantõlar byk nem taşõmaktadõr. Bu toplantõlar sayesinde
klinisyen Š nroradyolog arasõnda yeterli iletişimin kurulmasõ, bilgi paylaşõmõ
ve ortak dil oluşturmak mmkn olabilmektedir.
Nroradyolojinin yakõn
işbirliği yaptõğõ branşlar şunlardõr: nroloji, beyin ve sinir cerrahisi,
pediatri ( nroloji Š gelişim nrolojisi ), plastik ve rekonstrktif cerrahi,
kulak burun boğaz, ortopedi, kadõn hastalõklarõ ve doğum ( prenatal takip
nitesi ), gz hastalõklarõ.
Nroradyolojik grntleme
yntemlerini, araştõrõlan patolojiye ve incelenen yapõlara bağlõ olarak
kullanmak esastõr. Bazõ durumlarda MR ile elde edilen grntler ok yararlõ
bilgi vermesine karşõn, bazõ durumlarda da BT ve hatta direkt grafilerle elde
edilen grntler MR grntlerine gre daha ok tanõsal değer
taşõyabilmektedir. Bu nedenle, araştõrõlan / kuşkulanõlan patolojiye gre veya
hastanõn klinik bulgu / anamnezine uygun yntem kullanõlmalõdõr. Radyolojik
yntemleri kullanõrken, bazõ grntleme yntemlerinde x-õşõnõ kullanõldõğõnõn
daima hatõrlanmasõ gerekmektedir.